İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın cenaze törenine katılmak üzere başkent Washington'a geldi. Netanyahu'nun ziyareti sırasında Beyaz Saray önünde toplanan kalabalık bir grup, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını protesto etti. Göstericiler, "Katil Netanyahu", "Soykırım suçlusu" sloganları atarak tepkilerini dile getirdi.
Protesto gösterisi ve güvenlik önlemleri
Beyaz Saray'ın kuzey kapısı önünde toplanan yüzlerce kişi, Filistin bayrakları taşıdı ve İsrail başbakanının aracı geçerken yuhalama sesleri yükseldi. Polis, geniş güvenlik önlemleri alırken, göstericilerin barışçıl olduğu ve herhangi bir olay yaşanmadığı bildirildi. Organizatörler, Netanyahu'nun ABD ziyaretini "savaş suçlarına ortak olma" olarak nitelendirdi.
Ziyaretin amacı ve diplomatik yansımalar
Netanyahu'nun cenaze törenine katılması, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından sembolik bir adım olarak yorumlanıyor. Lindsey Graham, İsrail'in en güçlü destekçilerinden biri olarak biliniyordu. Ancak bu ziyaret, Gazze'deki insani kriz devam ederken, uluslararası kamuoyunda tepki çekiyor. ABD yönetimi, İsrail'in savunma hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların azaltılması gerektiğini vurguluyor.
Protestocular, Biden yönetimine çağrıda bulunarak İsrail'e askeri yardımın kesilmesini talep etti. Göstericilerden biri olan Leyla Demir, "Netanyahu'nun buraya gelmesi, insanlık suçu işleyen bir liderin ağırlanması anlamına geliyor. ABD hükümeti bu ziyarete izin vererek Gazze'deki katliamlara ortak oluyor" dedi.
Öte yandan, Beyaz Saray önündeki protestolar, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarının devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şu ana kadar binlerce sivil hayatını kaybetti ve büyük bir insani kriz yaşanıyor.
Netanyahu'nun ABD ile ilişkileri ve sonraki adımlar
Netanyahu, başkanlık seçimleri öncesinde ABD'deki muhafazakar çevrelerle yakın ilişkilerini sürdürüyor. Ziyaretinin, Kongre üyeleriyle görüşmeleri de içermesi bekleniyor. Ancak İsrail'in uluslararası alanda giderek artan eleştirilere maruz kalması, bu tür ziyaretlerin diplomatik maliyetini artırıyor.
Uzmanlar, Netanyahu'nun ziyaretinin iki ülke ilişkilerinde yeni bir kırılma yaratma potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Özellikle ABD'nin genç seçmenleri arasında Filistin davasına desteğin artması, Beyaz Saray'ın İsrail politikalarını gözden geçirmesine neden olabilir.
Protestolar, ABD'nin Orta Doğu politikasında bir dönüm noktası olabileceği yönünde yorumlanıyor. Göstericiler, sivil toplum örgütleri ve insan hakları grupları, İsrail'e yapılan askeri yardımın durdurulması için imza kampanyaları başlattı.
Bu gelişmeler, ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin sorgulanmasına neden olurken, Netanyahu'nun ziyareti, Washington'da güvenlik zafiyeti olarak da değerlendirildi. Ancak yetkililer, protestoların kontrol altına alındığını ve planlanan programın aksatılmadığını açıkladı.
Sonuç olarak, Netanyahu'nun Washington ziyareti, hem İsrail iç siyasetinde hem de uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Protestolar, ABD'de Filistin'e destek veren kesimlerin sesini yükseltirken, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği konusunda soru işaretleri doğurdu.