Katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece yurt dışı çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı. Gerede'nin avukatı, müvekkilinin ifadesinin alındığını ve adli kontrol şartıyla salıverildiğini doğruladı.
Soruşturma Nasıl Başladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya ve bazı yayın organlarında yer alan görüntüler üzerine resen soruşturma başlattı. Gerede'nin geçtiğimiz hafta katıldığı bir programda yaptığı açıklamaların 'halkın ar ve haya duygularını incitebilecek nitelikte' olduğu değerlendirildi. Savcılık, şüphelinin ifadesinin alınması için emniyete talimat verdi. Gözaltına alınan Gerede, ifade işlemlerinin ardından savcılığa sevk edildi. Savcılık, mevcut deliller ışığında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
Mahkeme Kararı: Yurt Dışı Çıkış Yasağı
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan Gerede, savunmasında sözlerinin bağlamından koparılarak yansıtıldığını, herhangi bir müstehcenlik kastının bulunmadığını öne sürdü. Hakimlik, mevcut delil durumunu ve suç vasfının değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkış yasağı koydu ve Gerede'yi serbest bıraktı. Bu karar, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Gerede'nin avukatı, kararın lehlerine olduğunu ancak sürecin devam ettiğini belirtti.
Bennu Gerede Kimdir?
Bennu Gerede, 1970'li yıllarda Yeşilçam'da oynadığı filmlerle tanınan oyuncu ve yazar. Bir dönem magazin gündeminde sıkça yer alan Gerede, son yıllarda çeşitli programlarda yaptığı çıkışlarla dikkat çekiyor. Geçmişte de benzer sözleri nedeniyle tepki çekmişti. Ancak bu ilk kez bir soruşturmaya konu olması.
Müstehcenlik Suçu ve Cezası
Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesine göre müstehcenlik suçu; halkın ar ve haya duygularını incitecek şekilde müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri üretmek, satmak, yaymak veya yayınlamak olarak tanımlanıyor. Bu suçun cezası, eylemin niteliğine göre 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörüyor. Ancak suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza artırılabilir. Bu soruşturma, ifade özgürlüğü ile müstehcenlik arasındaki sınırın ne olduğu konusunu yeniden tartışmaya açtı.
Uzmanlar, müstehcenliğin ölçüsünün toplumun değer yargılarına göre değişkenlik gösterdiğine dikkat çekiyor. Bir kesimin rahatsız olduğu bir ifadenin diğer kesim için sanatsal bir ifade olabileceğini belirtiyorlar. Bu nedenle bu tür davalarda ifade özgürlüğü ile toplumsal değerler arasında hassas bir denge kurulması gerekiyor. Ayrıca AİHM içtihatları, bu tür suçlamalarda müdahalenin meşru bir amaca hizmet etmesi ve demokratik toplumda gerekli olması şartını arıyor.
Bennu Gerede'nin yargılandığı dava, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin önemli bir test niteliği taşıyor. Yargılama süreci, sanatçıların ve yazarların toplumsal normlara aykırı ifadelerde bulunma hakkını da yakından ilgilendiriyor. Mahkemenin vereceği nihai karara göre, bu tür davaların seyri ve ifade özgürlüğü alanındaki uygulamalar da şekillenecek.