İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli mahkum Hasan Selame'nin hücresine baskın düzenleyerek, Filistinli esirlerin idam edilmesi için çalışacağını açıkladı. Olay, İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde Ben-Gvir'in Filistinlilere yönelik sert politikalarını tırmandırdığını gösteriyor. Baskın sırasında Ben-Gvir'e eşlik edenlerin görüntüleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Baskının Detayları ve Açıklamalar
Ben-Gvir, cezaevi yetkilileriyle birlikte Hasan Selame'nin kaldığı hücreye girerek incelemelerde bulundu. Ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, "Filistinli teröristlerin idam edilmesi için elimden geleni yapacağım" dedi. Ayrıca, Filistinli mahkumların serbest bırakılması yerine göç etmeleri gerektiğini savundu. Bu sözler, İsrail iç siyasetinde tartışma yarattı.
Hasan Selame, İsrail tarafından "terör" suçlamasıyla tutuklanan bir Filistinli. Ben-Gvir'in hedef alması, Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri tarafından kınandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, baskını "provokasyon" olarak nitelendirdi.
Seçim Öncesi Siyasi Hamle
İsrail'de 1 Kasım 2022'de yapılan seçimler öncesinde Ben-Gvir'in bu çıkışı, sağ seçmen tabanını konsolide etme çabası olarak yorumlanıyor. Ben-Gvir liderliğindeki Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partisi, Filistinlilere yönelik sert tutumuyla biliniyor. Anketler, partinin Meclis'teki sandalye sayısını artırabileceğini gösteriyor.
Ben-Gvir, daha önce de Filistinli mahkumlara yönelik idam cezasının uygulanması çağrısında bulunmuştu. Ancak bu kez doğrudan bir mahkumun hücresine baskın düzenlemesi, söylemden eyleme geçiş olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Filistin yönetimi, olayı Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma taşıyacağını bildirdi. İnsan hakları kuruluşları, Ben-Gvir'in eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği'nden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
İsrail'de Filistinli mahkumların durumu, yıllardır tartışmalı bir konu. İdam cezası İsrail yasalarında nadiren uygulanıyor ve Filistinliler için siyasi bir araç olarak görülüyor. Ben-Gvir'in bu hamlesi, İsrail-Filistin çatışmasını daha da alevlendirebilir.
Öte yandan, Ben-Gvir'in göç çağrısı, Filistinlilerin yerinden edilmesi politikalarını hatırlatıyor. Bu söylem, bölgede tansiyonu yükseltirken, İsrail'in uluslararası itibarını da zedeleyebilir.
Ben-Gvir'in seçim öncesi bu tür provokatif eylemleri, İsrail siyasetinde normalleşen aşırı sağ söylemin bir yansıması. Filistinlilere yönelik idam ve göç tehditleri, kalıcı bir çözüm yerine daha fazla istikrarsızlık üretiyor. Uluslararası toplumun sessizliği, bu tür eylemlerin cezasız kalmasına yol açabilir.