İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Gazze Şeridi'ndeki Filistinli nüfusun bölgeden çıkarılmasını hedefleyen kapsamlı bir planı kamuoyuna açıklamaya hazırlanıyor. Aşırı sağcı bakanın ofisinden sızan bilgilere göre plan, yedi yıllık bir süreçte yaklaşık 1,86 milyon Filistinlinin Gazze'den tahliye edilmesini ve projenin toplam maliyetinin 20 milyar doları bulmasını öngörüyor.
Planın Ayrıntıları: Gönüllü Göç ve Teşvikler
Ben Gvir'in hazırlattığı plan, Filistinlilerin "gönüllü" olarak Gazze'den ayrılmasını sağlamak için ekonomik teşvikler, uluslararası anlaşmalar ve üçüncü ülkelere yerleştirme mekanizmalarını içeriyor. İddiaya göre plan kapsamında, göç etmeyi kabul eden ailelere hane başına maddi destek, ev ve iş imkânı gibi cazip paketler sunulacak. Ayrıca, Mısır, Ürdün ve bazı Körfez ülkeleriyle yapılacak ikili görüşmelerle Filistinlilerin bu ülkelere kabul edilmesi için zemin hazırlanması hedefleniyor.
Planın yedi yıla yayılmasının nedeni, lojistik zorluklar ve uluslararası tepkilerin yönetilmesi olarak gösteriliyor. İlk aşamada Gazze'nin kuzeyindeki belirli bölgelerden başlanacak tahliyelerin, aşamalı olarak güneye doğru genişletilmesi öngörülüyor. Ben Gvir, projeyi "güvenlik ve demografik denge" açısından hayati olarak nitelendiriyor.
Uluslararası Hukuk ve Tepkiler
Ben Gvir'in planı, uluslararası hukuk açısından ciddi ihlaller barındırıyor. 1949 Cenevre Sözleşmesi ve Roma Statüsü, işgal altındaki topraklarda yaşayan sivillerin zorla yerinden edilmesini savaş suçu olarak tanımlıyor. Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri, planı "etnik temizlik" olarak nitelendirerek derhal kınadı. Birleşmiş Milletler yetkilileri, böyle bir girişimin bölgede kalıcı istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.
ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmezken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Temsilcisi, planın "kabul edilemez" olduğunu ve iki devletli çözüm perspektifini tamamen ortadan kaldıracağını belirtti. İsrail içinde de muhalefet partileri, planın ülkeyi uluslararası izolasyona sürükleyeceğini savunuyor.
Ben Gvir'in Siyasi Motivasyonu
Itamar Ben Gvir, uzun süredir Gazze'deki Filistinli nüfusun bölgeden çıkarılması gerektiğini savunuyor. Aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olan Ben Gvir, mevcut koalisyon hükümetinde Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yapıyor. Planını, İsrail toplumunun bir kesiminde yankı bulan "demografik tehdit" söylemi üzerine inşa ediyor.
Ancak planın hayata geçirilmesi, yalnızca uluslararası değil, İsrail içindeki hukuki ve siyasi engeller nedeniyle de son derece zor görünüyor. Yüksek Mahkeme'nin daha önce benzer girişimleri durdurduğu biliniyor. Ayrıca, planın finansmanı için gereken 20 milyar doların nereden sağlanacağı belirsiz.
Bölgesel Dengeler ve Gelecek Senaryoları
Gazze'de halihazırda 2 milyondan fazla Filistinli yaşıyor ve bölge yıllardır abluka altında. Ben Gvir'in planı, İsrail'in Gazze politikasında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Eğer plan hayata geçirilirse, Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkelerin ekonomik ve sosyal yapıları üzerinde ağır baskı oluşacak. Filistinlilerin çoğunun vatandaşlık haklarından yoksun kalacağı ve mülteci kamplarında yaşamak zorunda kalacağı öngörülüyor.
Uluslararası toplumun tutumu, planın akıbetini belirleyecek en önemli faktör. ABD'nin veto yetkisini kullanıp kullanmayacağı, Avrupa ülkelerinin yaptırım uygulayıp uygulamayacağı merak konusu. Ben Gvir'in açıklaması, İsrail'in zaten tartışmalı olan Gazze politikasını daha da sertleştirebilir ve bölgesel bir tırmanmaya yol açabilir.
Sonuç olarak, Ben Gvir'in 20 milyar dolarlık planı, uluslararası hukuka aykırılığı ve insani boyutlarıyla öne çıkıyor. Planın gerçekleşme ihtimali düşük görünse de, İsrail siyasetinde aşırı sağın ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Gazze'deki insani krizin derinleşmesi ve Filistinlilerin yerinden edilmesi, Orta Doğu'da kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor.