Belçika'nın Charleroi kentinde yaşanan olayda, 4 çocuğuyla birlikte gittiği parkta çıkan arbedenin ardından polislerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiği iddia edilen Türk vatandaşı Halit Altun'un (37) ailesi, yeğenlerinin 'yargısız infaz' ile öldürüldüğünü öne sürdü. Olay, 23 Mayıs 2024 tarihinde yerel saatle 19.00 sıralarında meydana geldi. Belçika'da yaşayan ve aslen Adıyamanlı olduğu öğrenilen Altun'un, kavga sırasında çocuklarını korumaya çalıştığı belirtiliyor. Dayısı Cihad Öğüşlü, polislerin hiçbir uyarıda bulunmadan, 'hiçbir şey sormadan' yeğenine ateş açtığını iddia etti. Olayda ağır yaralanan Altun, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Olay Anı ve Çelişkili İfadeler
Görgü tanıklarına göre, parkta oynayan çocuklar arasında bir tartışma çıktı ve ardından bir grup ile Altun ailesi arasında sözlü münakaşa yaşandı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polislerin olaya müdahale ettiği sırada Altun'un, çocuklarını korumak amacıyla kalabalığa doğru bağırdığı ve arabulucu olmaya çalıştığı iddia edildi. Ancak polis ekipleri, ateş edilmeden önce Altun'a ihtarda bulunulduğunu savunuyor. Yerel basında çıkan haberlerde, polisin 'silah kullanmadan önce uyarı yaptığı' ancak Altun'un 'tehditkar bir şekilde polise doğru yürüdüğü' öne sürüldü. Bu çelişkili ifadeler, şüpheleri daha da artırıyor.
Dayıdan Sert Açıklamalar
Olayın ardından Türkiye'den Brüksel'e giden aile yakınları, Belçika makamlarının verdiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Dayı Cihad Öğüşlü, görüntülü görüşme yaptığı Türk basınına yaptığı açıklamada, "Yeğenim çocuklarıyla parkta oyun oynuyordu. Birden bir arbede çıktı. Polisler geldi, hiçbir şey sormadan, hiçbir uyarıda bulunmadan ateş açtılar. O an çocuklarının yanındaydı. Gözlerimizin önünde öldürüldü. Bu bir yargısız infazdır!" ifadelerini kullandı. Öğüşlü, Adalet Bakanlığı'ndan ve Dışişleri Bakanlığı'ndan olayın takipçisi olmalarını istedi. Aile, Türk devletinin konuya el koymasını ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesini talep ediyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan Tepki
Olayın ardından Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Belçika makamlarıyla temasa geçildiği ve sürecin yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada, "Halit Altun'un ölümüyle sonuçlanan olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi en büyük beklentimizdir. Belçika hükümetinden, olayla ilgili hızlı, şeffaf ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesini bekliyoruz" denildi. Ayrıca Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği ve Charleroi Başkonsolosluğu yetkililerinin aileyle iletişim halinde olduğu ve gerekli hukuki desteğin sağlanacağı bildirildi.
Belçika'da Polis Şiddeti Tartışmaları
Bu olay, son yıllarda Avrupa'da artan polis şiddeti tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Özellikle göçmen kökenli vatandaşlara yönelik orantısız güç kullanımı iddiaları, sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşları tarafından sık sık gündeme getiriliyor. Belçika'da da birçok sivil toplum örgütü, polisin farklı etnik gruplara karşı ayrımcı bir tutum içinde olduğunu savunuyor. Avrupa Konseyi'nin ırkçılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele birimi ECRI'nin raporlarına göre, Belçika polisi özellikle kimlik kontrolü sırasında etnik profilleme yöntemlerini sıkça kullanıyor. Bu raporlar, ülkede polise olan güveni zedeleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, Belçika İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, "Olayda polis memurlarının ateşli silah kullanmasına ilişkin tüm detaylar titizlikle incelenecektir. Kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" denildi. Ancak aile, bu soruşturmanın şeffaf yürütülmeyeceğine dair endişelerini dile getiriyor.
Olayın ardından Belçika'daki Türk toplumu, sosyal medyada büyük bir tepki gösterdi. #HalitAltun ve #YargisizInfaz etiketleriyle yapılan paylaşımlarda, adalet çağrısı yapıldı. Belçika'nın çeşitli kentlerinde küçük çaplı protesto gösterileri de düzenlendi. Göstericiler, "(Halit Altun cinayetinin) failleri bulunmadan olay kapanmayacaktır" sloganları attı.
Halit Altun'un cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Türkiye'ye getirilerek memleketi Adıyaman'da toprağa verildi. Cenaze törenine yüzlerce kişi katıldı, gözyaşları sel oldu. Aile, yasını tutarken bir yandan da adalet arayışını sürdürüyor. Bu trajik olay, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının karşılaştığı zorlukları ve adalet arayışını bir kez daha gündeme taşıdı.