TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Meclis’in 28. Yasama Dönemi’ne ilişkin yazılı soru önergesi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bozdağ’ın açıklamasına göre, 12 Mayıs 2026 itibarıyla işleme alınan 44 bin 154 yazılı soru önergesinin 12 bin 742’si hâlâ yanıtlanmış değil. Bu önergelerin 24 bin 53’ü süresi geçtikten sonra, 6 bin 157’si ise süresi içinde cevaplandı. Veriler, bakanlıkların soru önergelerine yanıt verme konusunda ciddi aksamalar yaşandığını ortaya koyuyor.
Yanıtlanmayan önergeler hangi bakanlıklarda yoğunlaştı?
Bozdağ’ın paylaştığı tabloya göre, en fazla cevaplanmamış önergenin bulunduğu bakanlıklar arasında İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı öne çıkıyor. Özellikle İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen soruların önemli bir kısmının süresi içinde yanıtlanmadığı görülüyor. Öte yandan, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın önergelere süresi içinde cevap verme oranının nispeten daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Soru önergesi sistemi ve süreç işleyişi
Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’ne göre, milletvekilleri yazılı soru önergesi yoluyla bakanlara doğrudan soru yöneltebiliyor. Bakanların bu önergeleri en geç 15 gün içinde yanıtlaması gerekiyor. Ancak uygulamada birçok önerge süresi geçtikten sonra cevaplanıyor ya da hiç yanıtlanmıyor. Bozdağ, bu durumun yasama denetim işlevini zayıflattığına dikkat çekti. Meclis Başkanlığı’nın zaman zaman hatırlatma yazıları göndermesine rağmen, bakanlıkların yanıt süreçlerinde iyileşme sağlanamadığı ifade ediliyor.
Geçmiş dönemlerle karşılaştırma
27. Yasama Dönemi’nde verilen yaklaşık 40 bin yazılı soru önergesinin yüzde 70’i süresi içinde yanıtlanmıştı. 28. Dönem’de bu oran yüzde 14’e geriledi. Uzmanlar, seçim süreci ve kabine değişikliklerinin yanı sıra bakanlıkların artan iş yükünün bu düşüşte etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle deprem felaketi sonrası yoğunlaşan soru önergelerinin yanıtlanma hızının daha da yavaşladığı gözlemlendi.
Bekir Bozdağ, yazılı soru önergelerinin demokratik denetimin en önemli araçlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Meclis’in yürütmeyi denetleme mekanizması işletilemezse, halkın iradesi yeterince temsil edilemez” dedi. Muhalefet partileri ise konuyu sık sık gündeme getirerek, yanıtlanmayan önergelerin hükümetin şeffaflıktan kaçtığının göstergesi olduğunu savunuyor.