YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye'de bireysel borçluluk krizinin derinleştiğini belirterek, bu yılın ilk sekiz aylık döneminde 740 bin vatandaşın bankalar ve tüketici finans kuruluşlarına olan bireysel kredi borcunu, 979 bin vatandaşın ise kredi kartı borcunu zamanında ödeyemediği için icra takibine alındığını açıkladı. Başevirgen, toplamda 4 milyon 432 bin kişinin banka borcunu ödeyemediğini vurgulayarak, ekonomik politikaların acilen değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
İcra Takibi Sayılarındaki Artış
Başevirgen'in verdiği bilgilere göre, 2023 yılının ilk sekiz ayında bireysel kredi borcu nedeniyle 740 bin kişi icra takibine uğradı. Kredi kartı borcu nedeniyle icra takibine alınanların sayısı ise 979 bin olarak kaydedildi. Bu rakamlar, önceki yıllara göre ciddi bir artışı işaret ediyor. Başevirgen, "Önceki yıllarda bu nedenle bankalar ve tüketici finans kuruluşları tarafından icra takibine alınan vatandaş sayısı bu denli yüksek değildi. Şimdi milyonlarca insanımız borç batağında" dedi.
Vatandaşların borçlarını ödeyememesinin altında yatan temel nedenler arasında yüksek enflasyon, alım gücünün düşmesi ve işsizlik gösteriliyor. Başevirgen, hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarının dar gelirliyi ezdiğini savunarak, "Asgari ücretli, emekli ve küçük esnaf geçim sıkıntısıyla boğuşurken, banka borçları katlanarak artıyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kartına yükleniyor, sonra ödeyemiyor" ifadelerini kullandı.
Ekonomik Krizin Toplumsal Yansımaları
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, enflasyon son aylarda yüksek seyretmeye devam ediyor. Gıda, kira ve enerji fiyatlarındaki artış, dar gelirli vatandaşların bütçesini zorluyor. Başevirgen, bu tablonun intihar vakalarına ve aile içi huzursuzluklara yol açtığını belirterek, "Borç yükü altında ezilen vatandaşlarımız psikolojik olarak da çöküntü yaşıyor. Devlet, vatandaşının yanında olmalı, bankalara borç yapılandırması için baskı yapmalı" çağrısında bulundu.
Uzmanlar, bireysel borçluluktaki artışın ekonomik istikrarsızlığın bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde artan kredi kullanımı, yüksek faiz oranları ve gelir kaybı nedeniyle geri ödemelerde aksama yaşanıyor. Bankaların icra takibi başlatması, borçluların daha da zor duruma düşmesine neden oluyor. Başevirgen, "İcra takibi çözüm değil, sorunu daha da büyütüyor. Vatandaşın borcunu ödeyebilmesi için önce gelirinin artırılması lazım" dedi.
Çözüm Önerileri ve Siyasi Talepler
YENİ Parti olarak borç krizine yönelik çözüm önerilerini sıralayan Başevirgen, "Asgari ücretin enflasyon karşısında erimesini engelleyecek politikalar geliştirilmeli, emekli maaşları insanca yaşamaya yetecek seviyeye çıkarılmalı. Ayrıca, bankaların keyfi faiz artışları denetlenmeli ve borç yapılandırmasında vatandaş lehine düzenlemeler yapılmalı" diye konuştu.
Başevirgen, hükümeti istatistiklerle gerçekleri saklamakla suçlayarak, "Açıklanan rakamlar buzdağının sadece görünen yüzü. Gerçek borçlu sayısı çok daha fazla. İnsanlar bankalara olan borçlarını ödeyebilmek için ikinci, üçüncü işlerde çalışıyor, ama yine de yetmiyor" ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki günlerde konunun TBMM gündemine taşınması bekleniyor. YENİ Parti, bireysel borçlulukla ilgili kapsamlı bir araştırma önergesi vereceğini duyurdu. Başevirgen, "Meclis'te bu sorunu dile getirmeye devam edeceğiz. Vatandaşın sesi olacağız" dedi.
Ekonomik krizin derinleşmesi, 2024 yerel seçimleri öncesinde iktidar için önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Borç yükü altındaki milyonlarca seçmen, çözüm bekliyor. Başevirgen'in açıklamaları, ekonomik sıkıntıların siyasi arenada yankı bulmaya devam edeceğini gösteriyor.