Cumhur İttifakı'nın ortağı Büyük Birlik Partisi (BBP), komedyen Deniz Göktaş'ı hedef aldı. BBP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Samet Bağcı, Göktaş'ın YouTube'da yayımlanan gösterisinde dini değerlere hakaret ettiğini öne sürerek, partisinin hukuki süreç başlatacağını duyurdu. Bağcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Hukuk önünde hesabını vereceksin' ifadelerini kullandı.
Samet Bağcı'nın açıklamaları
Bağcı, Deniz Göktaş'ın YouTube kanalında yayımlanan 'Tek Kişilik Gösteri' adlı videosunda İslam dini ve değerlerine yönelik ağır ifadeler kullandığını iddia etti. Bağcı, 'Kutsal değerlerimize saldırmak ifade özgürlüğü olamaz. Bu tür yayınlar toplumumuzda infial yaratmakta, dini hassasiyetleri hiçe saymaktadır' dedi. Partisinin hukuk biriminin gerekli başvuruları yapacağını belirten Bağcı, dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na ileteceklerini açıkladı.
Deniz Göktaş'ın gösterisi
Deniz Göktaş, son dönemde YouTube üzerinden yayımladığı stand-up gösterileriyle tanınıyor. Göktaş, özellikle din, siyaset ve güncel konulara yönelik eleştirel mizahıyla geniş kitlelere ulaşıyor. Söz konusu videoda, Göktaş'ın İslam peygamberi ve dini ritüellerle ilgili bazı espriler yaptığı görülüyor. Ancak komedyen, henüz suçlamalarla ilgili bir açıklama yapmadı. Gösteri, yayımlanmasının ardından sosyal medyada tartışmalara yol açtı.
Tepkiler ve hukuki boyut
BBP'nin bu girişimi, ifade özgürlüğü ve dini değerlerin korunması arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getirdi. Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi, 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik' ve 'Dini değerleri aşağılama' suçlarını düzenliyor. Bu kapsamda Göktaş'ın ifadeleri, suç unsuru taşıyıp taşımadığı açısından değerlendirilecek. Öte yandan, bazı hukukçular, bir komedyenin sahne performansının, sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Sosyal medyada ise iki farklı görüş öne çıkıyor: Bir kesim, dini değerlere saygı duyulması gerektiğini belirtirken; diğer kesim, mizahın sınır tanımaz olduğunu ve hiciv geleneğinin bir parçası olduğunu söylüyor.
Önceki benzer olaylar
Türkiye'de daha önce de komedyenlerle ilgili benzer tartışmalar yaşanmıştı. 2020 yılında şarkıcı ve komedyen Cem Yılmaz, bir gösterisinde dini motifler kullandığı için eleştirilmiş, ancak yasal süreç başlatılmamıştı. 2022'de ise bir başka komedyen, sosyal medyada paylaştığı bir video nedeniyle 'dini değerlere hakaret' suçlamasıyla yargılanmış ve beraat etmişti. Bu tür olaylar, ifade özgürlüğü ile dini değerlerin korunması arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu gösteriyor.
Uzman görüşleri
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Ali Acar, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Mizah ve sanat, eleştirel bir bakış açısı sunabilir ancak bu, nefret söylemine veya doğrudan hakarete dönüşmemelidir. Mahkemeler, somut olayın bağlamını, kullanılan ifadeleri ve toplum üzerindeki etkisini dikkatlice değerlendirmelidir' dedi. İfade özgürlüğü uzmanları ise, sansür tehlikesine dikkat çekiyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden bir yetkili, 'Sanatçıların yaratıcılığının önü kesilmemeli, ancak toplumsal hassasiyetler de göz ardı edilmemeli. Bu denge iyi kurulmalıdır' ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, BBP'nin girişimi, ifade özgürlüğü ve dini değerlerin korunması arasındaki kırılgan dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Deniz Göktaş'ın başına gelecekler, Türkiye'de mizahın sınırları konusunda yeni bir emsal oluşturabilir. Hukuki sürecin nasıl işleyeceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.