15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılında, Londra merkezli yayın kuruluşu BBC ve Berlin merkezli Deutsche Welle (DW), Türkçe servisleri aracılığıyla kamuoyunda tepki çeken bir yayın politikası izledi. BBC, kanlı kalkışmayı 'bir grup askerin girişimi' olarak nitelendirirken, DW ise terör örgütü FETÖ'yü 'cemaat' olarak tanımlayarak KHK ihraçlarını hedef aldı. Bu yaklaşım, sosyal medyada ve siyasi çevrelerde sert eleştirilere yol açtı.
BBC'nin Basitleştirici Anlatımı
BBC Türkçe, 15 Temmuz darbe girişimini haberleştirirken olayı 'bir grup askerin hükümeti devirme teşebbüsü' olarak özetledi. Haberde, 251 kişinin hayatını kaybettiği ve 2 binden fazla kişinin yaralandığı darbe girişiminin boyutlarına ve FETÖ bağlantısına yeterince vurgu yapılmadığı eleştirisi yapıldı. Uzmanlar, bu anlatımın darbe girişiminin ciddiyetini azalttığına dikkat çekiyor.
DW'nin FETÖ ve KHK Vurgusu
DW Türkçe ise 15 Temmuz'a ilişkin yayınlarında FETÖ'yü 'cemaat' olarak nitelendirdi ve olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu görevlilerine odaklandı. DW'nin bu yaklaşımı, FETÖ'nün bir terör örgütü olduğu gerçeğini gölgelemekle suçlanıyor. Türkiye'deki pek çok sivil toplum kuruluşu, bu yayınların algı operasyonu amacı taşıdığını belirtti.
Tepkiler ve Değerlendirmeler
Sosyal medyada kısa sürede trend olan konuyla ilgili binlerce yorum yapıldı. Kullanıcılar, BBC ve DW'nin yayınlarını 'Türkiye karşıtı propaganda' olarak nitelendirdi. Bazı siyasetçiler ise yayın kuruluşlarının tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini ve Türk kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini ifade etti. Bu durum, uluslararası medyada Türkiye'ye yönelik algı operasyonlarının devam ettiğini gösteriyor.
Bağlam ve Arka Plan
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye'de demokrasiye yönelik en büyük tehditlerden biri olarak kabul ediliyor. FETÖ, Birleşmiş Milletler, NATO ve Türkiye tarafından terör örgütü listesinde yer alıyor. Uluslararası yayın kuruluşlarının bu tür tanımlamalara özen göstermemesi, ikili ilişkilerde gerginliğe yol açabilir. KHK ihraçları ise OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılan kişileri kapsıyor ve bu uygulamaların hukuki boyutu hala tartışılıyor.