Batman'ın Balpınar beldesinde, 1990'lı yıllarda 'Burada olmaz' denilerek rafa kaldırılan seracılık, 2002 yılında devlet desteğiyle yeniden hayat buldu. Bugün 550 sera ve 600 dekarlık alanda üretim yapan 150 çiftçi, yüzde 65'i kadın yaklaşık bin kişiye istihdam sağlıyor. Yılda yaklaşık 26 bin ton sebze üretimiyle ekonomiye 650 milyon lira katkı sağlanıyor.
Seracılığın Yeniden Doğuşu
Balpınar beldesinde seracılık girişimi, 1990'lı yıllarda bölgenin iklim koşulları ve altyapı eksiklikleri nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Uzmanların 'burada olmaz' dediği proje, 2002 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve İl Özel İdaresi'nin sağladığı hibelerle yeniden başlatıldı. İlk etapta 50 dönümde kurulan seralar, kısa sürede bölge çiftçisinin ilgisini çekti.
Kadın İstihdamında Örnek Model
Seracılık, özellikle kadınlara iş kapısı açtı. Bin kişilik istihdamın yüzde 65'ini kadınlar oluşturuyor. Üretimde domates, biber, salatalık ve patlıcan başı çekiyor. Ürünler, hem iç piyasaya hem de Irak ve Suriye'ye ihraç ediliyor. Çiftçiler, modern sulama ve ısıtma sistemleri sayesinde verimi artırdı. Yıllık 26 bin ton sebze üretimi, ülke ekonomisine 650 milyon lira katkı sağlıyor.
Gelecek Hedefleri
Bölge çiftçileri, üretim alanını 1000 dekara çıkarmayı ve organik tarıma geçmeyi hedefliyor. Balpınar Ziraat Odası Başkanı Mehmet Demir, 'Devlet desteği olmasaydı bu başarıya ulaşamazdık. Şimdi gençlerimiz de seracılığa ilgi gösteriyor. Bu, bölgenin kalkınması için büyük bir fırsat.' dedi.
Bölgesel Kalkınmaya Katkı
Seracılık, sadece ekonomik getiri sağlamakla kalmadı, göçü de azalttı. Genç nüfus, tarımda kalarak geçimini sağlıyor. Uzmanlar, bu modelin Türkiye'nin diğer kırsal bölgelerine örnek olabileceğini belirtiyor. Batman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, 'Devlet desteği ve doğru planlama ile seracılık, kırsal kalkınmanın motoru olabilir. Balpınar bunun canlı kanıtı.' diye konuştu.