Gazeteci Dr. Murat Özer, Avrupa'nın pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı ve küresel enerji krizleriyle sarsılan yapısını değerlendirerek Batı'nın yıllarca dünyaya pazarladığı demokrasi, özgürlük ve sosyal refah kavramlarının sahte olduğunu öne sürdü. Özer, Batı'nın zenginliğinin sanayiden değil, tarihsel sömürü ve hırsızlıktan geldiğini savundu.
Avrupa'nın çoklu krizleri
Dr. Murat Özer'e göre Avrupa, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir çoklu krizle karşı karşıya. Pandeminin yaraları sarılmadan patlak veren Ukrayna-Rusya Savaşı, enerji arzında büyük bir şok yarattı. Rusya'nın doğal gaz akışını kesmesiyle sanayi üretimi durma noktasına geldi, enflasyon tarihi zirvelere ulaştı. Özer, bu durumun Batı'nın kırılganlığını gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Avrupa Birliği ülkeleri, enerji fiyatlarındaki artışla mücadele ederken bir yandan da artan borç yükü ve sosyal huzursuzluklarla boğuşuyor. Özer, "Batı'nın refahı artık sürdürülemez bir hal aldı. Yıllarca ucuz enerji ve ucuz iş gücü üzerine kurulu sistem çöktü" diyor.
Refahın kaynağı: sanayi mi, sömürü mü?
Özer'in en çarpıcı iddiası, Batı'nın zenginliğinin sanayiden değil, yüzyıllar boyunca sömürgecilik ve kaynak hırsızlığından geldiği yönünde. Ona göre Avrupa, Sanayi Devrimi'ni bile sömürgelerden akan altın, gümüş, baharat ve insan gücüyle finanse etti. "Bugün Avrupa'nın müzelerinde sergilenen eserler, aslında çalınmış kültür varlıklarıdır. Aynı şekilde ekonomik zenginlik de bu yağmanın ürünüdür" ifadelerini kullanıyor.
Dr. Özer, Batı'nın son yıllarda sanayisizleşme politikalarıyla üretimi Asya'ya kaydırdığını, kendi halkına ise borçla finanse edilen bir refah sunduğunu vurguluyor. "Batı, gerçek üretim yerine finansal spekülasyonla zengin göründü. Ancak bu balon şimdi patlıyor" diye ekliyor.
ABD'nin mesajı: "Ne haliniz varsa görün"
Özer'e göre ABD, Avrupa'yı zor durumda bırakan bir strateji izliyor. Ukrayna savaşında Avrupa'yı Rusya'ya karşı cepheye sürerken, kendi enerji ve silah satışlarını artırdı. "ABD, Avrupa'ya 'ne haliniz varsa görün' mesajı veriyor. Atlantik ötesi ittifak artık çıkar temelinde sorgulanıyor" diyor.
Avrupa'nın stratejik özerkliğini yitirdiğini belirten Özer, kıtanın ABD'nin izinden gitmeye devam ettiğini, bunun da ekonomik ve siyasi bedelleri olduğunu söylüyor.
Tarihsel bağlam: Batı'nın çöküşü kaçınılmaz mı?
Dr. Murat Özer'in değerlendirmeleri, Batı'nın uzun süredir tartışılan gerilemesi tezini güçlendiriyor. Özellikle 2008 finans krizi sonrası artan eşitsizlik, pandemiyle derinleşen kamu borçları ve enerji dönüşümünün getirdiği maliyetler, Avrupa'nın yapısal sorunlarını ortaya koyuyor. Özer, "Batı'nın sahte refahı çöktü. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve bu düzende Batı'nın rolü küçülüyor" diyerek sözlerini tamamlıyor.