İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Batı Şeria'da yasadışı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddetini "gereğinden fazla büyütülmüş" bir sorun olarak tanımlarken, Birleşmiş Milletler raporu ve son günlerde yaşanan olaylar, bu şiddetin giderek yaygınlaştığını ve sistematik bir hal aldığını gösteriyor. Batı Şeria'da yerleşimci saldırıları artık sadece münferit olaylar değil, günlük yaşamın her alanına sızan bir terör biçimi haline geldi.
BM raporu: Şiddet artıyor
Birleşmiş Milletler'in yayımladığı son rapora göre, 2023 yılında Batı Şeria'da yasadışı yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik saldırı sayısı bir önceki yıla göre %50 arttı. Rapor, bu saldırıların çoğunlukla cezasız kaldığını ve İsrail güçlerinin yerleşimcilere karşı etkili bir önlem almadığını belirtiyor. Özellikle Nablus, El Halil ve Cenin bölgelerinde yoğunlaşan şiddet olayları, Filistinli çiftçilerin arazilerine erişimini engelliyor, zeytin hasadını sekteye uğratıyor ve çocukların okula gitmesini zorlaştırıyor.
Son olaylar: ABD'li vekil alıkonuldu, gazetecilere saldırı
Geçtiğimiz hafta Batı Şeria'da yaşanan bir dizi olay, durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. İnsan hakları örgütü adına bölgede çalışan bir ABD'li vekil, yasadışı yerleşimciler tarafından alıkonuldu ve saatlerce sorguya çekildi. Olay, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aynı gün, bölgedeki bir Filistin köyüne baskın düzenleyen yerleşimciler, olayı haber yapmaya çalışan iki gazeteciyi darp etti ve ekipmanlarına zarar verdi. Gazeteciler hastaneye kaldırılırken, saldırganlara ilişkin herhangi bir gözaltı işlemi yapılmadı.
Filistinli ailenin tuvaleti havaya uçuruldu
Yerleşimci şiddetinin en çarpıcı örneklerinden biri ise Nablus yakınlarında yaşandı. Bir grup maskeli yerleşimci, Filistinli bir ailenin evinin bahçesindeki tuvaleti patlayıcılarla havaya uçurdu. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, aile büyük korku yaşadı. İsrail ordusu olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu ancak benzer olaylarda olduğu gibi bugüne kadar herhangi bir sonuç alınamadı.
Netanyahu'nun tutumu ve uluslararası tepkiler
İsrail Başbakanı Netanyahu, yerleşimci şiddetine ilişkin eleştirileri reddederek, "Bu olaylar gereğinden fazla büyütülüyor. Batı Şeria'da yaşam normal seyrinde devam ediyor. Az sayıdaki aşırılıkçı unsur genelleme yapılmamalı" dedi. Ancak BM, AB ve birçok insan hakları örgütü, İsrail hükümetini yerleşimci şiddetini durdurmak için somut adımlar atmaya çağırıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, "Yerleşimci şiddeti kabul edilemez ve sona erdirilmelidir. İsrail, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeli" açıklamasında bulundu.
Yerleşimci şiddetinin arka planı
Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail işgali altında. Bölgede 500 bine yakın yasadışı yerleşimci yaşıyor. Uluslararası hukuka göre bu yerleşimler yasa dışı kabul edilirken, İsrail bunu tanımıyor. Yerleşimci gruplar, Filistin topraklarını genişletmek ve İsrail'in bölgedeki hakimiyetini pekiştirmek için sıklıkla şiddet kullanıyor. Son yıllarda özellikle aşırı sağcı grupların etkisiyle saldırılar daha organize ve vahşi bir hal aldı.
Yaşanan tüm bu gelişmeler, İsrail-Filistin çatışmasının çözümsüzlüğünü ve uluslararası toplumun bu konudaki çaresizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yerleşimci şiddeti sadece Filistinlilerin temel haklarını ihlal etmekle kalmıyor, aynı zamanda iki devletli çözüm umutlarını da baltalıyor. İsrail hükümeti, yerleşimci terörüne karşı kararlı adımlar atmadığı sürece, Batı Şeria'da barış ve istikrarın sağlanması mümkün görünmüyor.