İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan Nablus iline bağlı Kusra beldesinde, Filistinli ailelere ait evler, silahlı İsrailli yerleşimciler tarafından kuşatıldı. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin evleri çevreleyerek aileleri bölgeden ayrılmaya zorladığını, bazı evlere zorla girmeye çalıştığını aktardı. Olay, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Filistinli yetkililer, İsrail güçlerinin yerleşimcilere göz yumduğunu belirterek uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu.
Kusra'daki kuşatma: Aileler geceyi dışarıda geçirdi
Yerel kaynaklara göre, sabah saatlerinde başlayan kuşatma akşama kadar sürdü. Bir grup maskeli ve silahlı yerleşimci, beldenin girişinde barikat kurarak Filistinlilerin hareketini engelledi. Evlerine dönmek isteyen çocuklu aileler, yerleşimcilerin tehditleriyle karşılaştı. Bazı ailelerin eşyalarını almak için evlerine girmesine izin verilmediği, bu nedenle geceyi dışarıda geçirmek zorunda kaldıkları öğrenildi. Olayda yaralanan olmadığı ancak ailelerin büyük korku yaşadığı bildirildi.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Kusra Belediye Başkanı Rıza el-Deyri, yaptığı açıklamada, “Bu, yerleşimcilerin sistematik olarak uyguladığı bir etnik temizlik girişimidir. Ailelerin evlerini terk etmeleri için her türlü baskıyı yapıyorlar. İsrail güçleri ise bu saldırıları izlemekle yetiniyor.” ifadelerini kullandı.
Gaspçıların hedefi: Filistin topraklarını ele geçirmek
Batı Şeria'daki yasadışı yerleşimciler, son yıllarda Filistinlilere ait ev ve arazilere yönelik saldırılarını artırdı. İnsan hakları örgütleri, bu tür kuşatma ve tahliye girişimlerinin, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, yalnızca 2023 yılında Batı Şeria’da 1.200’den fazla Filistinli, yerleşimci şiddeti nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Kusra, Nablus’un güneydoğusunda yer alan tarımsal bir belde. Yaklaşık 4 bin kişilik nüfusuyla geçimini zeytin ve badem üretimiyle sağlıyor. Yerleşimcilerin, bölgedeki verimli arazileri ele geçirmek ve Yahudi yerleşim birimlerini genişletmek amacıyla baskıyı artırdığı belirtiliyor. Belde sakinleri, İsrail ordusunun zaman zaman bölgede tatbikat yaptığını, bu tatbikatların da halkı yıldırmaya yönelik olduğunu ifade ediyor.
Uluslararası toplumun tepkisi ve son durum
Kusra'daki kuşatma, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından kınandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıyacaklarını açıkladı. ABD ise olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bu arada, İsrail sivil yönetimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Olayın doğruluğu araştırılıyor. Yerleşimcilerin yasa dışı davranışlarına izin verilmeyecektir.” denildi. Ancak Filistinli yetkililer, bu açıklamaların samimi olmadığını, sahadaki gerçeğin farklı olduğunu savunuyor.
Kusra halkı, geceyi geçici barınaklarda geçirdikten sonra sabah saatlerinde evlerine dönmeye çalıştı. Ancak yerleşimcilerin hâlâ bölgede olduğu ve araçlarla devriye gezdiği görüldü. Beldede yaşanan gerginlik, bölgedeki diğer köylere de sıçramış durumda. Köylüler, bir araya gelerek ortak savunma mekanizmaları oluşturmaya çalışıyor.
Bu tür olaylar, Oslo Anlaşmaları’ndan bu yana Batı Şeria’da yaşanan toprak mücadelesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki yerleşimlerin yasadışı olduğunu kabul ediyor. Buna rağmen İsrail, yerleşim faaliyetlerini sürdürmekte ve Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmaktadır. Uzmanlar, bu tür eylemlerin iki devletli çözüm şansını giderek azalttığını ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtiyor. Filistin toplumu ise bu saldırılara karşı direnişini artırarak, uluslararası kamuoyunun daha etkin bir şekilde devreye girmesini bekliyor.