Hafıza Büyük Resim programının 134. bölümünde gazeteci Ersin Çelik ve stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, ABD’nin Avrupa’yı gözden çıkarmasıyla sona eren 50 yıllık refah dönemini ve Batı’yı saran savaş kaosunu ele aldı. Programda Fransa’daki protestolardan İsrail Diaspora Bakanı’nın açıklamalarına kadar Batı’yı sarsan gelişmeler masaya yatırıldı. Türkiye’nin güvenlik hamlelerinin de tartışıldığı bölümde, küresel krizlerin Türkiye’ye etkileri ve Ankara’nın stratejik adımları analiz edildi.
Batı’da Refah Dönemi Kapanıyor mu?
Programın ana eksenini, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD öncülüğünde kurulan ve Avrupa’da refah devleti modelini besleyen düzenin çözülmesi oluşturdu. Ersin Çelik ve İbrahim Ufuk Kaynak, ABD’nin artık Avrupa’nın güvenliğini üstlenmekten vazgeçtiğini, bunun da kıtada ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı derinleştirdiğini vurguladı. Soğuk Savaş döneminde Marshall Planı ve NATO şemsiyesiyle şekillenen Batı ittifakının, 21. yüzyılda artan jeopolitik rekabet ve iç sorunlarla sarsıldığı belirtildi.
Uzmanlar, ABD’nin özellikle son yıllarda Asya-Pasifik bölgesine yönelmesinin Avrupa’da güvenlik boşluğu yarattığını, bunun da Fransa’da sarı yeleklilerden emeklilik reformu protestolarına kadar geniş bir yelpazede toplumsal huzursuzluğa yol açtığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin ekonomik büyümede yaşadığı durgunluk, enerji krizi ve göç sorunu gibi başlıklar da refah rüyasının sürdürülemez hale gelmesinde etkili oldu.
İsrail Diaspora Bakanı’nın İtirafları ve Batı’nın İkilemi
Programda ayrıca İsrail Diaspora Bakanı’nın son dönemdeki açıklamalarına dikkat çekildi. Bakanın, Batı’daki Yahudi diasporasına yönelik artan antisemitizm ve İsrail karşıtı tutumla ilgili itirafları, Batı’nın Orta Doğu politikalarındaki çelişkilerini gözler önüne serdi. Kaynak, bu tür açıklamaların Batı başkentlerinde rahatsızlık yarattığını ve İsrail’in uluslararası alanda yalnızlaşma endişesini yansıttığını söyledi.
Gazeteci Ersin Çelik ise Batı’nın insan hakları ve demokrasi söyleminin, Gazze başta olmak üzere yaşanan krizlerde tutarlılık testinden geçtiğini belirtti. Avrupa’da Filistin yanlısı gösterilerin yasaklanması veya kısıtlanması, ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirirken, hükümetlerin çifte standart eleştirileriyle karşı karşıya kaldığı aktarıldı.
Türkiye’nin Güvenlik Hamleleri ve Bölgesel Rolü
Programın Türkiye ayağında, Ankara’nın son dönemde attığı güvenlik adımları değerlendirildi. İbrahim Ufuk Kaynak, Türkiye’nin sınır güvenliği, savunma sanayii yatırımları ve diplomatik açılımlarla küresel belirsizlik ortamında konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Özellikle Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak’ın kuzeyi ile Karadeniz’deki gelişmeler karşısında Türkiye’nin attığı adımların stratejik önemine vurgu yapıldı.
Ersin Çelik, Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki konumunu sorgularken bir yandan da Rusya-Ukrayna savaşında üstlendiği arabuluculuk rolünün altını çizdi. Çelik’e göre, Batı’nın kendi iç sorunlarına odaklandığı bir dönemde Türkiye, çok kutuplu dünyada etkin bir aktör olma yolunda ilerliyor. Ancak bunun için ekonomik istikrar ve iç cephede birlik beraberliğin korunması gerektiği de hatırlatıldı.
Küresel Krizlerin Gölgesinde Gelecek Perspektifi
Programda, Batı’nın refah rüyasının sona ermesinin yalnızca Avrupa ile sınırlı olmadığı, küresel ekonomi ve güvenlik mimarisini de dönüştürdüğü belirtildi. ABD’nin iç siyasetindeki kutuplaşma, Avrupa’da yükselen aşırı sağ, enerji arz güvenliği ve tedarik zinciri sorunları gibi faktörlerin önümüzdeki dönemde belirleyici olacağı ifade edildi. Uzmanlar, Türkiye’nin bu süreçte hem Batı ile ilişkilerini hem de bölgesel ittifaklarını dengeleyerek hareket etmesi gerektiğini savundu.
Hafıza Büyük Resim’in 134. bölümü, Batı’nın içine düştüğü çok boyutlu krizi ve Türkiye’nin bu krizden çıkış için izlediği stratejileri kapsamlı şekilde ele aldı. Program, küresel gelişmeleri anlamak isteyenler için güncel bir çerçeve sunarken, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere dair ipuçları da verdi.