Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki Başika bölgesinde kurduğu askeri üs ve son dönemde Irak merkezi hükümetinin bu üsse yönelik açıklamaları, Ankara'nın "Terörsüz Bölge" stratejisinin haritadaki şifrelerini gün yüzüne çıkarıyor. Başika, Musul'a yaklaşık 30 kilometre mesafede, stratejik bir noktada yer alıyor. Türkiye, 2015 yılından bu yana bölgede PKK ve DEAŞ'a karşı eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütüyor. Irak hükümeti ise son günlerde üssün varlığına ilişkin note vererek Türk askerinin çekilmesini talep etti. Bu gelişme, Türkiye'nin sınır ötesi güvenlik politikalarında yeni bir sayfa açılmasına neden olabilir.
Başika'nın Stratejik Konumu ve Türkiye'nin Hedefleri
Başika, Irak'ın kuzeyinde, Musul vilayetine bağlı bir bölge. Türkiye'nin burada kurduğu üs, sadece DEAŞ ile mücadele için değil, aynı zamanda PKK'nın Sincar ve Kandil ile bağlantısını kesmeyi amaçlıyor. Harita üzerinde bakıldığında Başika, Türkiye sınırına 150 kilometre, Kandil'e ise 300 kilometre uzaklıkta. Bu mesafe, Türkiye'nin "terörsüz bölge" oluşturma hedefinde kritik bir koridor işlevi görüyor. Askeri uzmanlara göre, Başika'daki varlık, Türkiye'nin Irak'taki operasyonel derinliğini artırıyor ve olası bir göç dalgasını kontrol altına almayı sağlıyor.
Irak merkezi hükümeti, özellikle 2017'deki tartışmalarda Başika'daki Türk askerini "işgalci" olarak nitelendirmişti. Ancak son dönemde Irak'ın iç siyasetindeki dengeler değişti. Bağdat yönetimi, İran yanlısı grupların baskısıyla Türkiye'ye karşı daha sert bir tutum sergiliyor. Buna karşın Türkiye, üssün varlığının Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde olduğunu ve DEAŞ'ın yeniden yapılanmasını engellediğini savunuyor.
"Terörsüz Bölge" Stratejisinin Haritadaki İzleri
Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefi, sadece yurt içinde değil, sınır ötesinde de bir güvenlik kuşağı oluşturmayı içeriyor. Bu strateji, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe-Kilit operasyonlarıyla Irak ve Suriye'nin kuzeyinde bir "terörsüz bölge" inşa etmeyi amaçlıyor. Başika, bu zincirin Irak ayağındaki en önemli halkalarından biri. Haritada Başika'dan Sincar'a, oradan da Kandil'e uzanan hattın kontrolü, PKK'nın lojistik ve finansal ağını çökertmeyi hedefliyor.
Son gelişmeler, Irak'ın Başika'daki Türk varlığına yönelik tutumunun sertleşmesinin ardında yatan nedenleri de gözler önüne seriyor. Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, "Yabancı askeri varlığa ihtiyaç duymuyoruz" demişti. Bu açıklama, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını daraltabilir. Ancak Türkiye, Irak ile yürüttüğü görüşmelerde güvenlik iş birliğinin önemini vurguluyor ve Başika'nın bir "tehdit" değil, "istikrar" unsuru olduğunu savunuyor.
Bölgesel Dengeler ve Olası Senaryolar
Başika üssü, sadece Türkiye-Irak ilişkileri açısından değil, aynı zamanda ABD, İran ve Rusya'nın da dahil olduğu bölgesel dengeler açısından kritik. ABD, Irak'taki varlığını azaltırken, İran destekli Haşdi Şabi güçleri Musul ve çevresinde etkinliğini artırıyor. Bu durum, Türkiye'nin Başika'daki varlığını daha da önemli kılıyor. Harita üzerinde yapılan analizler, Başika'nın kontrolünün, İran'ın kuzey Irak'taki Şii milisler aracılığıyla oluşturduğu "kara koridorunu" kesebileceğini gösteriyor.
Türkiye'nin olası adımları arasında, Başika'daki askeri varlığını Irak hükümetiyle ortak bir mutabakat zeminine taşımak ve üssü "ortak güvenlik mekanizması" haline getirmek bulunuyor. Ayrıca, Irak'ın kuzeyindeki Türkmen ve Arap aşiretlerle iş birliği yaparak yerel güvenlik güçleri oluşturma seçeneği de masada. Ancak Irak'ın iç siyasi dengeleri ve İran'ın baskısı, bu planları zorlaştırıyor.
Sonuç olarak, Başika üs kararı, Türkiye'nin "terörsüz bölge" stratejisinin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu gösteriyor. Haritalar, sadece coğrafi bir gerçekliği değil, aynı zamanda bir güvenlik mimarisini anlatıyor. Türkiye'nin buradaki varlığı, sınır güvenliği ve terörle mücadelede kritik bir eşik. Ancak Irak'ın son hamlesi, Ankara'nın diplomatik ve askeri denklemi yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler, Başika'nın geleceğini ve bölgedeki güç dengesini belirleyecek.