İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bir şahsın sosyal medyada başörtülü vatandaşlara yönelik ayrımcı ve nefret içerikli ifadeler kullanması üzerine resen soruşturma başlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Başsavcılığın konuyla ilgili paylaşımını alıntılayarak "Toplumumuzun birlik ve beraberliğini, din ve inanç kardeşliğini hedef alan; ayrımcılığı, nefreti ve kutuplaşmayı körükleyen ifadeler hukuk önünde cevapsız kalmayacak" ifadelerini kullandı. Soruşturma kapsamında şahsın kimliği tespit edilerek ifadesine başvurulacağı öğrenildi.
Nefret söylemi ve hukuki süreç
Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi kapsamında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan yürütülen soruşturmada, savcılık şahsın paylaşımlarını delil olarak topladı. Başsavcılık kaynakları, benzer nitelikteki paylaşımların tespiti halinde diğer kişiler hakkında da işlem yapılabileceğini belirtti. Adalet Bakanlığı, son yıllarda nefret söylemiyle mücadele kapsamında birimler oluşturmuş, bu tür suçlara ilişkin savcılara özel eğitimler vermişti.
Toplumsal etkiler ve siyasi tepkiler
Başörtüsü, Türkiye'de uzun yıllar siyasi tartışmaların odağında yer almış, 2013'te kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla önemli bir dönüm noktası yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başörtüsüne yönelik her türlü ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu defalarca vurguladı. Ana muhalefet partisi CHP de sözcüsü aracılığıyla konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kimsenin inancından ya da kıyafetinden dolayı hedef gösterilmesine izin verilmemeli” dedi. Soruşturma, sosyal medyada geniş yankı uyandırırken kullanıcıların büyük bölümü şahsın cezalandırılmasını talep etti.
Söz konusu olay, Türkiye’de ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, bireysel hak ve özgürlüklerin korunması adına nefret söylemine karşı etkili hukuki mücadelenin önemine dikkat çekiyor. Sürecin takipçisi olacağız.