Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından basın mensuplarına dağıtılan hediye çantası, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. İçerisinde pahalı saat, tablet, marka kalem ve deri ajanda gibi ürünlerin bulunduğu çantayı gören Alman bir gazeteci, "Bunu daha önce hiç görmedim" diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvede, sadece devlet başkanlarına değil, gazetecilere de cömert hediyeler verildiği ortaya çıktı.
Tepkiler çığ gibi büyüdü
Sosyal medyada paylaşılan hediye çantası fotoğrafları kısa sürede binlerce yorum aldı. Kimi kullanıcılar "Vergilerimizle gazetecilere lüks hediye dağıtılıyor" diyerek tepki gösterirken, kimileri ise "Türk misafirperverliğinin bir göstergesi" yorumunu yaptı. Alman gazeteci Lukas Schmidt, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO zirvelerinde genellikle sembolik hediyeler verilir. Ama bu çanta, içindekilerle birlikte en az 2.000 euro değerinde. Gerçekten çok lüks, şaşırdım" ifadelerini kullandı.
Hediyelerin maliyeti tartışma konusu
Dağıtılan hediye çantalarının toplam maliyetinin 500 bin TL'yi aştığı tahmin ediliyor. Çantada yer alan ürünler arasında yerli bir markaya ait mekanik saat, bluetooth kulaklık, tablet, deri ajanda ve gümüş kalem seti bulunuyor. Muhalefet milletvekilleri, "Kamu kaynaklarının lüks tüketim için kullanılmaması gerektiğini" belirterek konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. Hükümet kanadı ise hediyelerin "tanıtım amaçlı" olduğunu ve protokol gereği dağıtıldığını savundu.
NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapan Türkiye, daha önce 2015'te Antalya'da düzenlenen G20 Zirvesi'nde de benzer bir tartışma yaşanmıştı. O dönemde liderlere verilen altın kaplama zeytin dalı hediye seti eleştirilmiş, hükümet "kültürel tanıtım" gerekçesiyle savunma yapmıştı. Ekonomistler, bu tür harcamaların turizm ve tanıtıma katkısının sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
Alman gazetecinin şaşkınlığı, aslında Türkiye'deki resmi protokol anlayışının ne kadar abartılı olduğunu gösteriyor. Kamu kaynaklarının israf edilip edilmediği sorusu, siyasi gündemin üst sıralarında kalmaya devam edecek gibi görünüyor.