YENİ Parti Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (BMİS) Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu'yu cezaevinde ziyaret etti. Bayraktutan, yaptığı açıklamada Aksu'nun haksız tutuklamaya karşı süresiz açlık grevine başladığını duyurdu. Sendikal mücadele veren Aksu'nun sağlık durumunun iyi olduğunu ancak kararlılığının sürdüğünü belirten Bayraktutan, konunun takipçisi olacağını ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğini ifade etti.
Ziyaretten Ayrıntılar
Uğur Bayraktutan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Başaran Aksu ile cezaevinde bir araya geldiğini belirtti. Aksu'nun süresiz açlık grevine başladığını doğrulayan Bayraktutan, "Hakkını arayan, sendika mücadelesi veren bu kardeşimiz, adaletsiz bir tutuklama ile karşı karşıya. Kendisi artık süresiz açlık grevinde. Bu kararının arkasındaki gerekçeleri ve taleplerini aktardı. Biz de kendisini yalnız bırakmayacağız." dedi. Görüşmede Aksu'nun avukatlarının da hazır bulunduğu öğrenildi.
Başaran Aksu Kimdir?
Başaran Aksu, uzun yıllardır maden işçilerinin hakları için mücadele eden bir sendikacı olarak tanınıyor. Özellikle Soma ve Ermenek maden felaketlerinin ardından iş güvenliği konusundaki eleştirileri ve işçi sağlığı konusundaki çalışmalarıyla biliniyor. Aksu'nun, bir dönem İstanbul ve çevresindeki madenlerde işçi sağlığı ve güvenliği konusunda denetimler yaptığı ve bu nedenle bazı işletmelerle karşı karşıya geldiği iddia ediliyor. Gözaltına alınma sürecine dair ise resmi bir açıklama yapılmazken, sendika yakınları tarafından "hukuka aykırı" olarak nitelendirilen bir operasyonla tutuklandığı öğrenildi.
Sendikalardan Destek Açıklamaları
Başaran Aksu'nun tutuklanması ve başlattığı açlık grevi, çeşitli sendika ve sivil toplum örgütlerinden tepki çekti. KESK, DİSK ve Türk-İş'e bağlı bazı sendikalar, sosyal medya hesaplarından dayanışma mesajları yayımlayarak Aksu'nun serbest bırakılması çağrısında bulundu. Bazı sendika temsilcileri, "Sendikal hakların engellenmesi, demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez. Başaran Aksu'nun tutuklanması, işçi sınıfına gözdağı verme amacı taşıyor." şeklinde açıklamalarda bulundu.
Öte yandan, konu hakkında henüz resmi bir açıklama yapmayan Adalet Bakanlığı'ndan sessizlik sürüyor. Milletvekili Bayraktutan, konuyu TBMM gündemine taşıyacağını ve gerekli soru önergelerini vereceğini de sözlerine ekledi.
Hukuki Süreç ve Talepler
Başaran Aksu'nun avukatlığını üstlenen ekip, müvekkillerinin tutuklanma gerekçesine itiraz dilekçesi hazırladıklarını ve önümüzdeki günlerde mahkemeye sunacaklarını açıkladı. Avukatlar, Aksu'nun herhangi bir suç işlemediğini, sadece işçilerin yasal haklarını kullanmalarına aracılık ettiğini, bu nedenle tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu ifade ediyor. Açlık grevinin ise bu haksız tutuklamaya karşı bir meşru savunma yöntemi olduğunu vurguladılar.
Görüşmeden sonra bir açıklama yapan Bayraktutan, Aksu'nun sağlık durumunun şu an için iyi olduğunu ancak açlık grevinin uzaması durumunda ciddi sağlık sorunları yaşanabileceğine dikkat çekerek, yetkililere çağrıda bulundu. "Bu kardeşimiz, onurlu bir mücadele veriyor. Ama sağlığı her şeyden önemli. Yetkilileri, bu konuyu bir an önce değerlendirmeye ve adil bir karar vermeye davet ediyorum" dedi.
Türkiye'de Sendikal Haklar Tartışması
Başaran Aksu'nun tutuklanması, Türkiye'de sendikal hakların kullanımı ve işçi örgütlenmesi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Anayasa'nın ilgili maddeleri, sendika kurma ve sendikal faaliyetlerde bulunma hakkını güvence altına almasına rağmen, uygulamada zaman zaman sorunlar yaşandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, özellikle maden sektöründe yaşanan iş cinayetlerinin ardından sendikal örgütlenmenin artmasının, bazı işverenler tarafından tehdit olarak algılandığını ve bu nedenle işçilere yönelik baskıların arttığını belirtiyor.
Başaran Aksu'nun açlık grevi, sadece kendi hukuki durumu için değil, aynı zamanda Türkiye'deki tüm sendikacıların karşılaştığı zorluklara dikkat çekmesi açısından önem taşıyor. Bu eylem, belki de işçi sınıfının hak arama mücadelesinde yeni bir dönüm noktası olarak tarihe geçecek. Uğur Bayraktutan ve diğer siyasilerin bu konudaki girişimleri, konunun meclis gündemine taşınmasını sağlayabilir ve belki de Aksu'nun serbest bırakılması yönünde bir toplumsal baskı oluşmasına yol açabilir.