Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu hakkında, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik sözleri nedeniyle hazırlanan iddianame tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Terkoğlu'nun 'kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret' suçundan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. İddianame, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve dava süreci başladı.
İddianamede neler yer alıyor?
İddianameye göre, Barış Terkoğlu, 2023 yılında yayımlanan bir köşe yazısında ve katıldığı bir televizyon programında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik 'suç örgütü lideri' benzetmesi yaptı. Savcılık, bu ifadelerin Soylu'nun kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını ve kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğunu öne sürdü. İddianamede ayrıca, Terkoğlu'nun eleştiri sınırlarını aştığı ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Soylu'nun avukatları, şikayet dilekçesinde yazarın 'kamu düzenini bozmaya yönelik' bir üslup kullandığını iddia etti.
Terkoğlu'nun savunması ve hukuki süreç
Barış Terkoğlu, ifadesinde söz konusu ifadelerin eleştiri ve haber verme amacı taşıdığını, herhangi bir hakaret kastının bulunmadığını söyledi. Terkoğlu, 'Bir gazeteci olarak kamu yararını gözeten yazılar yazdım' savunmasını yaptı. Avukatları ise davanın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savunarak, iddianamenin reddedilmesini talep etti. Ancak mahkeme iddianameyi kabul ederek duruşma günü belirleyecek. İlk duruşmanın önümüzdeki aylarda görülmesi bekleniyor.
Süleyman Soylu'nun diğer davaları
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görev süresi boyunca ve sonrasında birçok gazeteci ve siyasetçi hakkında hakaret davası açmıştı. Soylu'nun özellikle 2023 yılındaki depremler ve mülteci politikasına yönelik eleştirilerde bulunan isimlerle hukuki mücadele içinde olduğu biliniyor. Terkoğlu davası da bu bağlamda değerlendiriliyor. Soylu, daha önce de bazı gazetecilerin yazdıkları nedeniyle şikayette bulunmuştu. Sivil toplum kuruluşları ise bu tür davaların basın özgürlüğünü tehdit ettiğini ve gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu savunuyor.
Hukuki çerçeve ve eleştiriler
TCK'nın 125. maddesi, kamu görevlisine hakareti suç olarak düzenliyor. Ancak eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın belirlenmesi, özellikle gazeteciler için sıkça tartışma konusu oluyor. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğü kapsamında sert eleştirilerin bile korunması gerektiğine dair kararlar vermişti. Terkoğlu'nun avukatları, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına dayanarak davanın reddedilmesi gerektiğini savunuyor.
Barış Terkoğlu, daha önce de benzer suçlamalarla karşılaşmış ve beraat etmişti. Bu dava, Türkiye'de gazetecilerin karşılaştığı hukuki zorlukların bir örneği olarak görülüyor. Basın meslek örgütleri, gelişmeyi yakından takip ettiklerini ve Terkoğlu'nun yanında olduklarını açıkladı.