Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan mayıs ayı verilerine göre, bankacılık sektörünün net kârı geçen yılın aynı ayına kıyasla artış gösterdi. Ancak nisan ayındaki 75,2 milyar TL seviyesinden gerileyerek 58,2 milyar TL'ye düştü. Sektörün toplam aktif büyüklüğü ise mayıs sonu itibarıyla bir önceki aya göre yüzde 1,6 artışla 15,5 trilyon TL'ye ulaştı.
Sektör karlılık oranları ve düşüşün nedenleri
BDDK verileri, sektörün net kârının nisan ayına göre yüzde 22,6 oranında azaldığını ortaya koydu. Bu düşüşte enflasyon muhasebesi uygulamalarının etkisi öne çıkıyor. Bankacılık sektörünün özkaynak karlılığı mayısta yıllık bazda yüzde 13,8 olurken, aktif karlılığı yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşti. Geçen yıl mayısta net kâr 34,1 milyar TL düzeyindeydi. Uzmanlar, düşüşte ayrıca faiz gelirlerindeki yavaşlama ve karşılık giderlerindeki artışın rol oynadığını belirtiyor.
Kredi ve mevduat büyüklükleri
Mayıs sonu itibarıyla sektörün kredi hacmi bir önceki aya göre yüzde 2,8 artarak 7,9 trilyon TL'ye yükseldi. Mevduat büyüklüğü ise yüzde 0,9 artışla 9,4 trilyon TL oldu. Tüketici kredileri yüzde 2,9 artış gösterirken, ticari krediler yüzde 2,4 arttı. Takipteki alacaklar oranı mayısta yüzde 1,7 olarak kaydedildi.
BDDK'nın açıkladığı verilere göre, sektörün sermaye yeterliliği standart rasyosu yüzde 19,2 ile yasal sınır olan yüzde 12'nin oldukça üzerinde seyrediyor. Bu durum bankaların güçlü sermaye yapısını koruduğunu gösteriyor.
Bağlam ve değerlendirme
Bankacılık sektörünün kârlılığındaki aylık düşüş, mevsimsel etkiler ve yüksek enflasyon ortamında uygulanan para politikalarının bir yansıması olarak görülüyor. Özellikle kredi faizlerindeki sıkılaşma ve mevduat maliyetlerindeki yükseliş, sektörün net faiz marjını baskılıyor. Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri ve Merkez Bankası'nın faiz kararları, sektör karlılığı üzerinde belirleyici olacak. Ancak sektörün sermaye yeterlilik rasyolarının güçlü olması, olası risklere karşı tampon sağlıyor.