Yargıtay, apartman ve sitelerde balkonların kapatılmasıyla ilgili emsal niteliğinde bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, balkonların ortak alan statüsünde olduğunu ve maliklerin tek taraflı kararıyla kapatılamayacağını belirtti. Karar, Türkiye genelinde milyonlarca konut sahibini ilgilendiriyor. Balkonunu kapatanlar, diğer kat maliklerinin şikâyeti üzerine hukuki yaptırımlarla karşılaşabilir.
Yargıtay'ın gerekçesi ne?
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, bir apartmanda balkonunu camla kapatan malik hakkında verilen kararı bozdu. Daire, balkonların binanın ortak alanı olduğunu, kat malikleri kurulunun oybirliği olmadan yapılan müdahalenin hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Kararda, "Balkonun kapatılması binanın dış cephesini değiştirdiği gibi, taşıyıcı sisteme ek yük getirebilir. Bu nedenle tüm maliklerin onayı gerekir" denildi.
Kimler etkilenecek?
Karar, özellikle büyükşehirlerde balkonunu kapatan milyonlarca konut sahibini yakından ilgilendiriyor. Enerji tasarrufu, gürültü kirliliği ve güvenlik gibi gerekçelerle balkonlarını kapatanlar, kat malikleri kurulundan izin almamışsa cezai yaptırımla karşılaşabilir. Karar, eski yapılar kadar yeni binaları da kapsıyor.
Ne gibi cezalar var?
Yargıtay kararına göre, balkonunu izinsiz kapatan malik hakkında iki temel yaptırım uygulanabiliyor. Birincisi, kat malikleri kurulu kararıyla kapatılan balkonun eski haline getirilmesi. İkincisi ise, bu süreçte oluşan masrafların malike yükletilmesi. Ayrıca, diğer malikler maddi ve manevi tazminat davası açabiliyor.
İzin almak mümkün mü?
Evet, kat malikleri kurulunun oybirliğiyle alınacak bir karar, balkon kapatmayı hukuka uygun hale getiriyor. Ancak bu kararın resmi tutanağa geçirilmesi ve noter onaylı olması gerekiyor. Uzmanlar, toplu yaşam alanlarında risk oluşturmayacak ve estetik bütünlüğü bozmayacak projelerin kurulda kabul edilme ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Kararın genel etkisi
Bu emsal karar, Türkiye'de kat mülkiyeti hukuku açısından önemli bir dönemeç. Birçok apartmanda balkon kapatma işlemi gözden geçirilecek. Yargıtay, bireysel konforun toplu yaşam kurallarının önüne geçemeyeceğini net bir şekilde ortaya koydu. Öte yandan, kararın uygulanmasının zaman alması ve mahkemelerin iş yükü, sürecin yıllara yayılabileceğini gösteriyor.