Yargıtay, balkonunda alan kazanmak amacıyla yapılan değişikliklerle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, komşusunun tek şikayeti üzerine, izinsiz balkon düzenlemesi yapan ev sahibinin yapıyı eski haline getirmesi gerektiğine hükmetti. Türkiye genelinde milyonlarca konutu ilgilendiren karar, özellikle büyükşehirlerde sıkça rastlanan kapatma, genişletme ve camekan ekleme gibi uygulamaları hukuki açıdan netleştirdi.
Yargıtay'ın emsal kararı ne diyor?
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, bir apartman dairesinde balkonunu kapatarak oturma alanına dahil eden malike karşı açılan davada, komşunun şikayetinin haklı olduğuna karar verdi. Kararda, kat mülkiyeti kanununa göre ortak alan sayılan balkonlarda yapılacak her türlü değişikliğin, tüm maliklerin oybirliğiyle alacağı karara bağlı olduğu vurgulandı. Tek bir malikin itirazı dahi olsa, yapılan değişikliğin hukuka aykırı olduğu ve eski hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
Hangi balkon düzenlemeleri risk altında?
Karar kapsamında, balkonun camla kapatılması, genişletilmesi, üzerine çatı veya pergola yapılması, duvar örülerek oda haline getirilmesi gibi uygulamalar yıkım riski taşıyor. Özellikle son yıllarda popüler hale gelen 'balkon kapatma' trendi, komşu şikayetleriyle karşılaştığında yargıya taşınabiliyor. Uzmanlar, bu tür değişikliklerin yalnızca projeye aykırı olmasından dolayı değil, aynı zamanda binanın statik yapısına ve yangın güvenliğine etkisi nedeniyle de sorun yaratabileceğini belirtiyor.
Komşular neden şikayet ediyor?
Balkon düzenlemeleri genellikle gürültü, ısı yalıtımı bozulması, güneş ışığının kesilmesi, manzaranın engellenmesi gibi nedenlerle komşular arasında anlaşmazlığa yol açıyor. Ayrıca, kapatılan balkonların bina dış cephesinde yarattığı görüntü kirliliği ve estetik bozulma da şikayet gerekçeleri arasında. Yargıtay, bu tür kişisel menfaat çatışmalarında, kat mülkiyeti hukukunun üstünlüğünü vurgulayarak, bireysel hakların sınırlandırılabileceğine işaret etti.
Ne yapmalısınız?
Balkonunda değişiklik yapmayı düşünen ev sahiplerinin öncelikle kat malikleri kurulundan oybirliğiyle karar alması gerekiyor. Bu karar alınamazsa, imar barışı veya belediyeden alınacak izinle dahi olsa, komşuların itirazı yıkım kararını beraberinde getirebiliyor. Yargıtay kararı, 'eski hale getirme' davalarının yolunu açarken, masrafların da kusurlu tarafa yüklenebileceğini gösteriyor.
Konuyla ilgili hukukçular, balkon düzenlemesi yapmak isteyenlerin bir avukata danışarak, kat mülkiyeti kanunu ve imar yönetmeliklerine uygun hareket etmelerini öneriyor. Aksi takdirde, binlerce liralık tadilat masrafının yanı sıra, yıkım ve tazminat gibi ek maliyetlerle karşılaşmak mümkün.
Bu karar, Türkiye'de kentsel dönüşüm ve yapı denetimi tartışmalarının yaşandığı bir dönemde, vatandaşların mülkiyet hakları ile toplu yaşam düzeni arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıyor. Özellikle deprem riski altındaki bölgelerde, izinsiz balkon kapatmalarının bina yapısına verdiği zarar, kamu güvenliği açısından da ayrı bir endişe kaynağı. Yargıtay'ın bu içtihadı, bireysel çıkarlar ile toplumsal fayda arasında bir tercih yapılması gerektiğini hatırlatıyor.