Balıkesir'in Bigadiç ilçesinde bulunan ve geçtiğimiz yıl Londra merkezli bir şirkete satılan siyanürlü altın, bakır ve çinko madeni için kapasite artışı planlanıyor. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasına göre, açık ocak alanı 95,92 hektardan 186,20 hektara çıkarılacak. Yerleşim yerlerine yalnızca 225 metre mesafedeki sahada patlatmalı üretim yöntemiyle çalışmalar sürecek.
Genişleme planı ve çevresel etkiler
Bigadiç ilçesine bağlı Çağış ve Gölbaşı köyleri yakınında faaliyet gösteren maden sahası, yeni projeyle birlikte üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak. ÇED dosyasında, mevcut açık ocağın genişletilmesi ve yeni rezerv alanlarının işletmeye açılması hedefleniyor. Proje kapsamında yıllık 2 milyon ton cevher işleme kapasitesine ulaşılması planlanırken, siyanür liçi yöntemiyle altın, bakır ve çinko üretimi devam edecek.
Çevre örgütleri ve yerel halk, siyanürlü üretim yöntemi ve patlatmalı madencilik faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları ve insan sağlığı üzerinde yaratabileceği risklere dikkat çekiyor. Özellikle yerleşim yerlerine olan yakınlık, endişeleri artırıyor. ÇED dosyasında gürültü, toz ve titreşim gibi etkilerin azaltılması için çeşitli önlemler alınacağı belirtilse de, uzmanlar bu tür projelerin uzun vadeli etkilerinin bağımsız araştırmalarla izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Yabancı sermaye ve yerel ekonomi
Maden sahası, 2023 yılında bir Türk şirketi tarafından Londra merkezli bir madencilik firmasına satılmıştı. Satış, hem yerel halk hem de sivil toplum kuruluşları arasında tartışma yaratmış; yabancı sermayenin bölgedeki doğal kaynaklar üzerindeki kontrolünün artması eleştirilmişti. Öte yandan, şirket yetkilileri yatırımın istihdam yaratacağını ve bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirtiyor.
Bigadiç, Türkiye'nin önemli maden bölgelerinden biri olarak biliniyor. İlçede altın, gümüş, bakır ve çinko gibi değerli madenlerin yanı sıra bor madeni de çıkarılıyor. Madencilik faaliyetleri, bölgenin ekonomik yapısında önemli bir yer tutarken, çevresel sürdürülebilirlik ve halk sağlığı konuları da giderek daha fazla gündeme geliyor. Geçmişte bölgede yaşanan bazı madencilik kazaları, güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Kapasite artışı projesinin ÇED süreci devam ediyor. Nihai kararın önümüzdeki aylarda verilmesi bekleniyor. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamu yararının gözetilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye'de siyanürlü altın madenciliği, uzun yıllardır tartışma konusu. Bu yöntem, düşük tenörlü cevherlerden altın elde etmek için yaygın olarak kullanılsa da, atık havuzlarında olası sızıntılar ve kazalar ciddi çevre felaketlerine yol açabiliyor. 2020'de İzmir'in Bergama ilçesinde yaşanan sızıntı, bu riskleri bir kez daha gözler önüne sermişti. Balıkesir'deki genişleme projesi, bu tür tehlikelerin yeniden hatırlanmasına neden oluyor.