Balıkesir'in Altıeylül ilçesinde dün öğle saatlerinde başlayan orman yangını, itfaiye ve Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin havadan ve karadan müdahalesiyle bugün kontrol altına alındı. Yangında şu ana kadar can kaybı yaşanmazken, çevredeki mahalleler tedbir amaçlı boşaltılmıştı. Bölgede soğutma çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Yangına müdahale nasıl gerçekleşti?
Altıeylül ilçesi kırsalında henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen 10 uçak, 5 helikopter ve 30 arazöz ile müdahale başlatıldı. Ekipler, yangının yerleşim yerlerine sıçramaması için yoğun çaba gösterdi. Gece boyunca süren çalışmalar sonucu yangın çevrildi ve sabah saatlerinde kontrol altına alındı. Bölgede 50 hektar alanın zarar gördüğü tahmin ediliyor.
Yetkililerden açıklama
Balıkesir Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yangına müdahalede koordinasyonun başarıyla sağlandığı belirtildi. Açıklamada, "Yangın kontrol altına alınmış olup soğutma çalışmaları devam etmektedir. Vatandaşlarımızın can güvenliği için alınan tedbirler sürmektedir. Yangının çıkış nedeniyle ilgili soruşturma başlatılmıştır" denildi. Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, bölgede sıcak nokta kalmaması için çalışmalarını sürdürüyor.
Bölgedeki durum
Yangından etkilenen mahallelerde elektrik ve haberleşme hatlarında hasar oluştu. Ekipler, arızaları gidermek için çalışıyor. Tahliye edilen vatandaşların evlerine dönüşlerine izin verilmeye başlandı. Çevre illerden takviye ekiplerin desteğiyle yangın söndürme çalışmaları hızla tamamlandı. Meteoroloji yetkilileri, bölgede rüzgar hızının düşmesinin yangının yayılmasını önlediğini ifade etti.
Değerlendirme
Balıkesir'deki bu yangın, Türkiye'de orman yangınlarıyla mücadelede ekiplerin hazırlıklı olmasının ve hızlı müdahalenin önemini bir kez daha gösterdi. Geçen yıl yaşanan büyük yangınlardan alınan derslerle koordinasyonun artırıldığı gözleniyor. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle yangın sezonunun uzadığı ve daha sıcak geçtiği düşünüldüğünde, orman yangınlarına karşı önleyici tedbirlerin ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği açıktır.