Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Balçova Belediyesi yolsuzluk soruşturmasında, 25 Haziran'da gözaltına alınan CHP'li Belediye Başkanı Onur Yiğit ve beraberindeki şüpheliler adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Yiğit hakkında ev hapsi kararı verirken, diğer şüpheliler için farklı adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Soruşturmanın detayları
Soruşturma kapsamında Balçova Belediyesi'nde ihale usulsüzlükleri, kamu kaynaklarının zimmete geçirilmesi ve rüşvet iddiaları araştırılıyor. Emniyet ekiplerince düzenlenen operasyonda belediyenin çeşitli birimlerinde aramalar yapılmış, dijital materyaller ve belgelere el konulmuştu. Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcıları ve daire müdürlerinin de bulunduğu öğrenildi.
Hukuki süreç ve tepkiler
Onur Yiğit, ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ev hapsi şeklindeki tedbir, Yiğit'in yurtdışına çıkışını yasaklarken belirli günlerde karakola imza atmasını da içeriyor. CHP İzmir İl Başkanlığı konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak yargı sürecinin takipçisi olduklarını belirtti. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı da soruşturmanın şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu.
Balçova Belediyesi'ndeki yolsuzluk iddiaları, geçmiş dönemlerde de gündeme gelmişti. 2019 yerel seçimlerinde Onur Yiğit, belediye başkanı seçilmeden önce de benzer suçlamalarla karşı karşıya kalmış ancak bu iddialar kanıtlanamamıştı. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte belediyede görev yapan bazı bürokratların da ifadelerine başvurulması bekleniyor.
Hukukçular, ev hapsi kararını soruşturmanın henüz başında alınmış bir tedbir olarak değerlendiriyor. Mahkemenin delilleri yeterli bulmamasına rağmen kaçma şüphesi nedeniyle bu kararı verdiği belirtiliyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkması durumunda tutuklama talebinin tekrar gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Balçova'da yaşanan bu gelişmeler, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Bağımsız gözlemciler, belediyelerin mali işlemlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Soruşturmanın sonuçlanmasıyla birlikte kamuoyunun daha net bir tablo görmesi bekleniyor.