Bakır fiyatları, ABD’nin İran’a yönelik yeni askeri saldırılarının yarattığı jeopolitik risklere rağmen, yapay zeka (YZ) teknolojilerine yönelik artan uzun vadeli talep beklentilerinin desteğiyle iki günlük düşüşün ardından yükselişe geçti. Londra Metal Borsası’nda (LME) bakır vadeli işlemleri, haftanın ilk iki işlem gününde yaşanan kayıpları telafi ederek yüzde 1,2 artışla ton başına 9.150 dolara çıktı. Piyasalar, Orta Doğu’daki gerginliğin emtia fiyatlarında yarattığı baskıya rağmen, teknoloji sektöründen gelen güçlü talep sinyallerini fiyatlamaya başladı.
Jeopolitik Riskler ve Piyasa Tepkisi
ABD’nin İran’a yönelik son askeri harekatı, geçtiğimiz hafta başında bölgede tırmanan gerilimin bir yansıması olarak değerlendirildi. İlk iki günde bakır fiyatları, riskten kaçış eğilimiyle birlikte yüzde 3’e yakın değer kaybetmişti. Ancak analistler, bu düşüşün sınırlı kalmasını ve hızlı bir toparlanma yaşanmasını, yapay zeka ve elektrifikasyon yatırımlarının yarattığı yapısal talebe bağlıyor. Citi Research tarafından yayımlanan bir raporda, “Jeopolitik şoklar geçici olsa da, YZ veri merkezleri ve yeşil enerji dönüşümü bakır için uzun vadeli talep artışını garanti altına alıyor” ifadelerine yer verildi. Bakır, elektrik iletkenliği ve termal özellikleri nedeniyle yarı iletken üretiminde ve veri merkezi altyapılarında kritik bir hammadde olarak öne çıkıyor.
Talep Görünümü ve Fiyat Tahminleri
Uluslararası Bakır Çalışma Grubu (ICSG) verilerine göre, küresel bakır talebinin 2024 yılında yüzde 3,5 artarak 26 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu artışta özellikle Çin’in yapay zeka ve yenilenebilir enerji yatırımlarının büyük payı var. Öte yandan, arz tarafında madencilik şirketlerinin yeni projeleri devreye almakta zorlanması, fiyatların üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Goldman Sachs, bakır fiyatlarının önümüzdeki 12 ayda ton başına 10.000 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Piyasa katılımcıları, Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından izlerken, yapay zeka kaynaklı talep artışının bakır fiyatlarına kalıcı bir destek sağlayacağı konusunda hemfikir.
Sonuç olarak, bakır piyasası jeopolitik belirsizliklerle YZ destekli yapısal talep arasında bir denge arıyor. Kısa vadede dalgalanmalar yaşansa da, uzun vadeli görünüm olumlu. Yatırımcıların, teknoloji devlerinin bakır alım anlaşmaları ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda pozisyon alması bekleniyor.