Bakır fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik yeni askeri operasyonlarının yarattığı jeopolitik risklere karşın, yapay zeka teknolojilerinden kaynaklanan uzun vadeli talep beklentilerinin etkisiyle iki günlük düşüşün ardından yükselişe geçti. Londra Metal Borsası'nda (LME) bakırın vadeli işlemleri yüzde 1,2 artarak ton başına 8.540 dolara çıktı. Analistler, kısa vadede jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalarda dalgalanmaya neden olabileceğini, ancak yapay zeka ve elektrifikasyon trendlerinin bakır talebini yapısal olarak artıracağını belirtiyor.
Yapay Zeka Talebi Bakırı Destekliyor
Yapay zeka veri merkezleri ve yüksek performanslı bilgi işlem sistemleri, yaygın bakır tesisatı gerektiriyor. Uluslararası Bakır Çalışma Grubu'na göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin bakır talebinin yıllık ortalama yüzde 6 büyümesi bekleniyor. Bu durum, pandemiden bu yana arz tarafında yaşanan sıkışıklıkla birleşince fiyatlar için güçlü bir temel oluşturuyor. Özellikle Çin'in yeşil enerji ve yapay zeka yatırımları, küresel bakır tüketiminin yüzde 55'ini oluşturan ülkede talebi canlı tutuyor.
Jeopolitik Riskler ve Arz Kesintileri
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, Orta Doğu'da arz zinciri risklerini artırdı. Her ne kadar İran büyük bir bakır üreticisi olmasa da, bölgedeki istikrarsızlık enerji fiyatları ve lojistik kanalları üzerinden emtia piyasalarını etkiliyor. Ayrıca, dünyanın en büyük bakır madenlerinden bazılarının bulunduğu Şili ve Peru'da işçi grevleri ve üretim kesintileri devam ediyor. Bu arz tarafındaki kısıtlamalar, fiyatların düşüşünü sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Teknik açıdan bakır, 8.400 dolar seviyesinde güçlü bir destek bulmuş durumda. Analistler, 8.700 dolar direncinin kırılması durumunda 9.000 doların yeniden test edilebileceğini öngörüyor. Ancak yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed faiz kararına odaklanmış durumda. Beklenenden yüksek enflasyon, güçlü dolar ve düşük emtia fiyatlarına yol açabilir.
Bakır piyasasının orta vadeli görünümü olumlu olmakla birlikte, jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik veriler kısa vadede oynaklık yaratmaya devam edecek. Yatırımcıların temel talep faktörlerine odaklanması ve ani fiyat hareketlerine karşı pozisyonlarını dikkatli yönetmesi gerekiyor.