Londra Metal Borsası'nda (LME) bakırın ton fiyatı 14 bin 779 dolara ulaşarak tarihi bir zirveyi gördü. Son bir yılda yatırımcısına yüzde 47 kazandıran bakır, aynı dönemde altının iki katından fazla getiri sağlayarak emtia piyasalarının yeni yıldızı oldu. Fiziksel arz cephesindeki kıtlık ve yenilenebilir enerji ile yapay zeka altyapısına yönelik hammadde talebi, fiyatı yukarı taşıyan iki ana sürücü olarak öne çıkıyor.
Arz kıtlığı ve teknoloji talebi fiyatı zirveye taşıdı
Küresel bakır üretiminin önemli merkezlerinde yaşanan madencilik kesintileri, deprem ve iklim kaynaklı üretim aksamaları, arzın daralmasına yol açtı. Öte yandan elektrikli araçlar, şebeke modernizasyonu, güneş ve rüzgar enerjisi projeleri ile yapay zeka veri merkezlerinin bakır yoğun altyapısı, talebi tarihsel ortalamaların üzerine çıkardı. Analistler, bakırın "yeşil dönüşümün petrolü" olarak anılmaya başlandığını belirtiyor.
LME verilerine göre bakır, altının ons fiyatındaki dalgalı seyre karşın istikrarlı bir yükseliş grafiği çizdi. Son bir yılda altın yatırımcısına yaklaşık yüzde 20 getiri sağlarken, bakırın yüzde 47'lik kazancı, portföy çeşitlendirmesinde bakırın ağırlığını artırdı. Uzmanlar, bakırın sanayi metalı olarak ekonomik büyüme beklentilerine daha duyarlı olduğunu, bu nedenle hisse senedi benzeri bir performans sergilediğini vurguluyor.
Yeni hedef 15 bin dolar seviyesi
Piyasa katılımcıları, bakırda kısa vadeli hedefin ton başına 15 bin dolar olduğunu belirtiyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 16 bin doların gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Ancak bazı analistler, hızlı yükselişin ardından kâr satışlarının gelebileceği uyarısında bulunuyor. Çin'deki inşaat sektöründe toparlanmanın sınırlı kalması ve Avrupa'da sanayi üretimindeki zayıflık, risk faktörleri arasında sayılıyor.
Türkiye'de de bakır fiyatlarındaki hareketlilik yakından takip ediliyor. Enerji, otomotiv ve elektronik sektörlerinde hammadde maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olan bakır, ihracatçı sektörler için hem fırsat hem de maliyet baskısı anlamına geliyor. Madencilik şirketleri, artan fiyatlarla birlikte yeni yatırım planlarını gözden geçiriyor.
Altın mı bakır mı?
Geleneksel olarak güvenli liman kabul edilen altın, jeopolitik belirsizlikler ve merkez bankası alımlarıyla desteklenirken, bakır sanayi talebine bağlı olarak daha oynak bir seyir izliyor. Portföy yöneticileri, enflasyon ortamında emtia sepetinde bakıra daha fazla yer verilmesi gerektiğini savunuyor. Bakırın kısa vadede altına kıyasla daha yüksek getiri potansiyeli sunduğu, ancak risk iştahının da yüksek olduğu bir dönemden geçildiği belirtiliyor.
Önümüzdeki çeyrekte madencilik arzındaki gelişmeler, Çin'in teşvik paketleri ve ABD'deki faiz kararları bakır fiyatının yönünü belirleyecek. Yatırımcılar, fiziksel bakır stoklarındaki değişimi ve LME depolarındaki teslimat verilerini yakından izliyor.