Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türk sağlık sanayisi için tarihi bir adımı duyurdu. Yerli kalp akciğer makinesinin kullanıldığı ilk hasta olan 51 yaşındaki bir erkek, 24 Haziran 2025 tarihinde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde başarıyla gerçekleştirilen açık kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Bakan Memişoğlu, bu operasyonun Türkiye'nin tıbbi cihaz üretiminde geldiği noktayı gösterdiğini belirterek, "Bugün Türk sağlık sanayisinde dönüm noktalarından biri!" ifadelerini kullandı.
Yerli Cihazla İlk Başarılı Operasyon
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen operasyon, kalp damar cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirildi. Ameliyatta kullanılan kalp akciğer makinesi, Türk mühendisler tarafından geliştirilmiş olup, yerli üretimle sağlık sektöründe dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Bakan Memişoğlu, yaptığı açıklamada, "Bu cihaz, yüzde yüz yerli imkanlarla üretildi. İlk hastamızın durumu stabil ve sağlık durumu iyi. Ameliyat sonrası yoğun bakım süreci de sorunsuz atlatıldı" dedi. Hastanın kimliği gizli tutulurken, sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
Sağlık Sanayisinde Yeni Dönem
Türkiye, son yıllarda sağlık alanında yerli üretime büyük önem veriyor. Kalp akciğer makinesi, kalp ameliyatlarında kritik rol oynayan bir cihaz olup, bugüne kadar büyük ölçüde ithal ediliyordu. Yerli üretimle birlikte hem maliyetlerin düşmesi hem de teknolojik bağımsızlığın artması hedefleniyor. Bakan Memişoğlu, "Bu makineyi geliştiren mühendislerimize ve ameliyatı gerçekleştiren doktorlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye, sağlık teknolojilerinde de söz sahibi olacak" şeklinde konuştu.
Yerli kalp akciğer makinesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi başta olmak üzere, diğer kamu hastanelerinde de kullanılmaya başlanacak. Sağlık Bakanlığı, bu cihazın seri üretimi için özel sektörle iş birliği yapmayı planlıyor. Ayrıca, cihazın ihraç edilmesi için de girişimlerde bulunulacağı ifade ediliyor.
Bağımsız Değerlendirme
Yerli kalp akciğer makinesiyle ilk başarılı operasyon, Türk sağlık sektöründe önemli bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti. Bu gelişme, sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda savunma sanayiinde olduğu gibi sağlıkta da teknolojik bağımsızlığın önemini ortaya koyuyor. Küresel ölçekte tıbbi cihaz pazarında söz sahibi olmak isteyen Türkiye'nin, bu tür adımları artırması bekleniyor. Uzmanlar, yerli üretimin maliyet avantajı sağlarken, kalite standartlarının da uluslararası düzeyde olması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu operasyon, gelecekte daha karmaşık cihazların yerli imkanlarla üretilebileceğine dair umut verdi.