Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da düzenlenen COP31 D-8 Uluslararası Bakanlar Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iklim diplomasisindeki yol haritasını paylaştı. Bakan Kurum, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen kesim olduğuna dikkat çekerek, D-8 ülkeleri olarak ortak iradeyi somut iş birliği mekanizmalarına dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Toplantıya 8 ülkeden bakan ve üst düzey yetkililer katıldı.
İklim değişikliğiyle mücadelede D-8 ülkelerinin rolü
Bakan Kurum, D-8 ülkelerinin küresel karbon emisyonlarının önemli bir kısmını oluşturduğunu hatırlatarak, bu ülkelerin yeşil dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda attığı adımları anlatan Kurum, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel ekonomi uygulamaları hakkında bilgi verdi. Ayrıca Türkiye'nin enerji piyasalarındaki reformları ve karbon piyasasını kurma çalışmalarına değindi.
Uluslararası iş birliğinin önemi
Konuşmasında iklim finansmanına erişimin gelişmekte olan ülkeler için en büyük zorluklardan biri olduğunu belirten Kurum, gelişmiş ülkelerin iklim vaatlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. D-8 ülkelerinin ortak projeler geliştirmesi, teknoloji transferi ve kapasite artırımı konularında iş birliği yapması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca İklim Değişikliği Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen ulusal iklim politikaları hakkında detay verdi.
Toplantıda, D-8 ülkelerinin iklim değişikliğine uyum çalışmaları ve afet risk yönetimi konularında deneyim paylaşımı yapıldı. Bakan Kurum, İstanbul'un iklim değişikliğine karşı kırılganlığına dikkat çekerek, kentsel dönüşüm projelerinin bu kapsamda önemine işaret etti.
COP31 D-8 Bakanlar Toplantısı, iklim kriziyle mücadelede kolektif adımların atılması için önemli bir platform. Türkiye, ev sahibi ülke olarak iklim diplomasisinde daha aktif bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Bakan Kurum'un açıklamaları, ülkenin yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda kararlı olduğunu gösteriyor. Ancak küresel iklim finansmanı ve teknoloji transferindeki eşitsizliklerin giderilmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekiyor.