Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin atık yönetiminde çığır açan Depozito İade Sistemi (DOA) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, sistemin 81 ilde başarıyla uygulandığını vurgulayarak, vatandaşların artık atıklarını depozito iade noktalarına götürdüğünü ve her atık veya ambalaj için 1 TL kazandığını belirtti. "Bugüne kadar dönüşümde büyük mesafe kat ettik; şimdi hedefimiz DOA'yı daha da büyüterek etki alanını artırmak" diyen Kurum, sistemin çevre bilincinin artırılmasında ve sıfır atık hedeflerine ulaşılmasında kilit rol oynadığını ifade etti.
Depozito İade Sistemi Nasıl İşliyor?
Depozito İade Sistemi, Türkiye'nin sıfır atık projesi kapsamında hayata geçirilen en kapsamlı girişimlerden biri. Vatandaşlar, plastik, cam, alüminyum gibi geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarını, belirlenen depozito iade makinelerine veya toplama noktalarına teslim ediyor. Karşılığında her bir ürün için hesaplarına 1 TL yatırılıyor. Bu uygulama, hem bireysel geri dönüşüm alışkanlığını teşvik ediyor hem de ekonomik bir değer yaratıyor. Bakan Kurum, sistemin ilk etapta 81 ilde yaygınlaştırıldığını, ancak şimdi kapsamın genişletileceğini ve iade noktalarının sayısının artırılacağını söyledi.
Hedef: Daha Geniş Kitlelere Ulaşmak
Bakan Kurum, konuşmasında DOA'nın etki alanını artırmaya yönelik yeni hedefler de paylaştı. Önümüzdeki dönemde okullardan alışveriş merkezlerine, kamu binalarından mahallelere kadar birçok noktada depozito iade istasyonlarının kurulacağını belirtti. Ayrıca, mobil uygulamalar üzerinden de iade işlemlerinin takip edilebileceğini ve vatandaşların kazançlarını banka hesaplarına aktarabileceklerini aktardı. "Bu sistemi daha da büyüteceğiz, daha çok vatandaşımızın faydalanmasını sağlayacağız" diyen Kurum, özellikle genç neslin çevre duyarlılığını artırmak için eğitim programları düzenleneceğini de sözlerine ekledi.
Yeni Yatırımlar ve Teknolojik Altyapı
Sistemin genişletilmesi için yeni yatırımların yapılacağını kaydeden Bakan Kurum, akıllı depozito makinelerinin sayısının artırılacağını ve bu makinelerin daha hızlı, daha kullanıcı dostu hale getirileceğini ifade etti. Ayrıca, geri dönüşüm tesislerine de yeni teknolojiler eklenecek; böylece toplanan atıkların işlenme kapasitesi artırılacak. Bu sayede hem çevre kirliliğinin önüne geçilecek hem de geri dönüşüm ekonomisine katkı sağlanacak. Türkiye'nin 2023 yılı geri dönüşüm oranını yüzde 35'e çıkarma hedefi olduğunu hatırlatan Kurum, DOA'nın bu hedefe ulaşmada önemli bir araç olduğunu vurguladı.
Vatandaşlara Ekonomik Katkı
Depozito İade Sistemi, çevresel faydalarının yanı sıra vatandaşlara ekonomik bir katkı da sağlıyor. Özellikle dar gelirli aileler için bu uygulama, ek gelir kapısı oluşturuyor. Bir ay boyunca biriktirilen atıklarla önemli miktarda para kazanılabiliyor. Bakan Kurum, bu durumun sistemin toplumsal kabulünü artırdığını ve katılım oranlarını yükselttiğini gözlemlediklerini aktardı. "Vatandaşlarımız artık atıklarını çöpe atmıyor, onları değerlendiriyor. Bu, hem cebine yansıyor hem de geleceğimize yatırım oluyor" dedi.
Geleceğe Yönelik Planlar
Bakan Kurum, önümüzdeki dönemde depozito kapsamına alınacak ürün çeşitliliğinin de artırılacağını açıkladı. Şu anda sadece ambalaj atıkları kapsamdayken, ilerleyen süreçte elektronik atıklar ve tekstil ürünleri gibi farklı kategorilerin de sisteme dahil edilebileceğini belirtti. Ayrıca, yerel yönetimlerle iş birliği yapılarak atık toplama altyapısının güçlendirileceğini ve mahalle bazlı toplama noktaları oluşturulacağını dile getirdi. Bu çalışmaların Avrupa Birliği normlarına uyum sürecine de katkı sağlayacağı vurgulandı. Türkiye'nin depozito sisteminde uluslararası standartları yakalamak istediği belirtilirken, bakanın açıklamaları sektör temsilcileri tarafından da olumlu karşılandı.
Değerlendirme
Türkiye, sıfır atık projesiyle son yıllarda önemli bir çevre hareketine imza atıyor. Depozito İade Sistemi'nin genişletilmesi, hem çevre bilincinin artması hem de döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından kritik bir adım. Uygulamanın başarılı olması, vatandaşların aktif katılımına ve yerel yönetimlerin destek vermesine bağlı. Bakanlığın bu konudaki kararlılığı, Türkiye'nin atık yönetiminde iddialı hedeflere ulaşabileceğini gösteriyor. Ekonomik teşviklerle çevresel farkındalığı birleştiren bu model, diğer ülkelere de örnek olabilecek nitelikte. Umarız bu sistem, ülke genelinde yaygınlaşarak kalıcı bir davranış değişikliği yaratır ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakılmasına katkı sağlar.