COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 31. Taraflar Konferansı (COP31) Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını ve 6 temel hedefini açıkladı. Bakan Kurum, açıklamasında özellikle döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarının ve metan gazı emisyonlarının azaltılmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atılacağını belirten Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31'in küresel iklim politikalarında yeni bir dönüm noktası olacağını ifade etti.
10 öncelikli alan belirlendi
Bakan Kurum'un duyurduğu Eylem Gündemi, iklim kriziyle mücadelede kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Öncelikli alanlar arasında yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliğinin yükseltilmesi, ormansızlaşmanın durdurulması, su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, yeşil finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, karbon piyasalarının entegrasyonu, iklim dostu teknolojilerin geliştirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesi yer alıyor. Bu alanlar, hem sera gazı emisyonlarını azaltmayı hem de iklim değişikliğine uyumu hedefliyor.
6 hedefle iklim eyleminde yeni dönem
Açıklanan 6 ana hedef ise şöyle sıralandı: 2030 yılına kadar metan emisyonlarını %30 azaltmak, döngüsel ekonomi ilkelerini benimseyerek atık yönetiminde sıfır atığa geçişi hızlandırmak, her ülkenin ulusal katkı beyanlarını (NDC) güncellemesini sağlamak, iklim finansmanını 2025 sonrası için yıllık 100 milyar dolar seviyesine çıkarmak, orman alanlarını koruyarak biyolojik çeşitliliği desteklemek ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen savunmasız topluluklar için uyum fonunu harekete geçirmek. Kurum, bu hedeflere ulaşılması için ülkelerin iş birliği yapması gerektiğini belirtti.
Metan gazı ve sıfır atık vurgusu
Metan gazı, karbondioksite kıyasla atmosferde daha kısa süre kalmasına rağmen küresel ısınma potansiyeli 80 kat daha fazla. Bu nedenle metan emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğiyle mücadelede hızlı kazanımlar sağlayan en etkili adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Bakan Kurum, Türkiye’nin metan emisyonlarını azaltmak için atık, tarım ve enerji sektörlerinde kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü, Sıfır Atık projesinin bu alanda önemli bir model oluşturduğunu söyledi. Sıfır Atık yaklaşımı, atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi prensipleriyle hem metan oluşumunu engelliyor hem de ekonomik değer yaratıyor.
Türkiye'nin ev sahipliği ve küresel beklentiler
COP31'in 2026 yılında Türkiye'de düzenlenmesi planlanıyor. Bakan Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliği konusundaki kararlılığını ve ev sahipliği deneyimini kullanarak tarafları ortak hedeflerde birleştireceklerini ifade etti. Açıklanan Eylem Gündemi, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir itici güç olarak görülüyor. Bağımsız değerlendirmelere göre, metan ve sıfır atık üzerine bu kadar net hedefler koyan bir COP gündemi, küresel iklim diplomasisinde somut adımların atılmasını sağlayabilir. Ancak hedeflerin başarısı, ülkelerin finansman taahhütlerini yerine getirmesine ve siyasi iradesine bağlı. Türkiye’nin hem bölgesel bir güç hem de gelişmekte olan ülke perspektifini masaya getirmesi, müzakerelerde dengeli bir yaklaşımın benimsenmesine katkı sunabilir.