Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin'de meydana gelen orman yangınlarının ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Açıklamaya göre, beş ilde toplam 92 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğu belirlendi. Bu bölümlerin 58'i konut olarak kayıtlara geçerken, geri kalanı iş yeri ve diğer yapılar olarak sınıflandırıldı.
Hasar Tespit Çalışmaları Tamamlandı
Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yangınlardan etkilenen vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için ekiplerin sahada yoğun bir mesai harcadığını belirtti. Hasar tespit ekiplerinin, bölgelerdeki binaları tek tek inceleyerek rapor hazırladığını ifade eden Kurum, “Afetzedelerimizin yaralarını sarmak için tüm imkânlarımızla seferber olduk” dedi.
Yapılan incelemeler sonucunda Muğla'nın Marmaris, Köyceğiz ve Datça ilçelerinde yoğunlaşan hasarlar dikkat çekti. Antalya'nın Manavgat ve Gündoğmuş ilçelerinde de konut ve iş yerlerinde ciddi hasar tespit edildi. Aydın'ın Didim ve Kuşadası ilçelerinde, Balıkesir'in Edremit ve Ayvalık ilçelerinde, Mersin'in Silifke ilçesinde de benzer tablo ortaya çıktı.
Devletten Afetzedelere Destek
Bakan Kurum, hasar tespit raporlarının ardından hak sahiplerine yönelik çalışmaların başlatıldığını müjdeledi. Kentsel dönüşüm ve afet konutları kapsamında, yangında evleri yıkılan veya ağır hasar gören vatandaşların yeni konutlara yerleştirileceğini açıkladı. Ayrıca, iş yerleri hasar gören esnaf için de kredi ve hibe desteklerinin sağlanacağını kaydetti.
Türkiye genelinde son yıllarda artan orman yangınları, iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık yaşanır hale geldi. Uzmanlar, yangınlarla mücadelede erken uyarı sistemlerinin ve hava araçlarının önemine vurgu yapıyor. Bakanlık, yangınların ardından bölgelerde yeniden ağaçlandırma çalışmaları başlatacağını da duyurdu.
Yaşanan bu afet, afet yönetimi konusunda yerel yönetimlerle merkezi hükümetin koordinasyonunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması adına alınacak önlemlerin ve yürütülecek çalışmaların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, toplumsal güvenin tesis edilmesi açısından büyük önem taşıyor.