Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakan Kurum'un açıklamasına göre, 2012 yılından bu yana ülke genelinde toplam 2,3 milyon bağımsız bölüm yenilendi. İstanbul özelinde ise dönüşüm süreci tüm hızıyla sürüyor. Kurum, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli" diyerek vatandaşları ve yerel yönetimleri bir an önce harekete geçmeye çağırdı.
Türkiye Genelinde 2,3 Milyon Bağımsız Bölüm Yenilendi
Bakan Murat Kurum, kentsel dönüşümde gelinen noktayı rakamlarla ortaya koydu. 2012'de yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bugüne kadar 2,3 milyon bağımsız bölümün yenilendiğini belirtti. Bu kapsamda riskli yapılar yıkılarak yerine depreme dayanıklı, modern ve güvenli konutlar inşa edildi. Kurum, dönüşümün sadece fiziksel bir yenileme olmadığını, aynı zamanda can güvenliği ve gelecek açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı.
Bakanlık verilerine göre, Türkiye'de halen riskli durumda olan çok sayıda yapı bulunuyor. Kurum, bu yapıların bir an önce dönüştürülmesi gerektiğini ifade ederek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli" ifadesini kullandı. Özellikle deprem kuşağında yer alan kentlerde dönüşümün hızlandırılması için yerel yönetimlere ve vatandaşlara büyük sorumluluk düştüğünü söyledi.
İstanbul'da Dönüşüm Hız Kesmiyor
Bakan Kurum'un açıklamalarında İstanbul'a özel bir yer ayrıldı. Metropolde kentsel dönüşümün en yoğun şekilde devam ettiğini belirten Kurum, riskli yapı stokunun fazlalığına dikkat çekti. İstanbul'da 2012'den bu yana önemli miktarda bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü, ancak henüz yolun başında olunduğunu ifade etti. Özellikle beklenen büyük İstanbul depremi göz önüne alındığında, kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını vurguladı.
İstanbul'da dönüşüm çalışmaları, hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülüyor. Bakanlık, riskli alan ilan edilen bölgelerde projeler geliştirirken, vatandaşların da kendi binalarını dönüştürmeleri için çeşitli destekler sunuluyor. Kurum, İstanbul'da dönüşümün önündeki engellerin kaldırılması için yasal düzenlemelerin yapıldığını ve yapılmaya devam edeceğini belirtti.
Kentsel Dönüşümde Yeni Hedefler ve Destekler
Bakan Kurum, kentsel dönüşümün hızlanması için yeni teşvik ve destek mekanizmalarının hayata geçirildiğini açıkladı. Riskli yapılarını dönüştürmek isteyen vatandaşlara faiz desteği, kira yardımı ve vergi muafiyetleri gibi imkânlar sağlanıyor. Ayrıca, dönüşüm projelerinde yeni yapıların enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve akıllı bina özelliklerine sahip olması teşvik ediliyor. Kurum, "Amacımız sadece binaları yenilemek değil, yaşam kalitesini artırmak ve şehirlerimizi geleceğe hazırlamak" dedi.
Bakanlık, kentsel dönüşümde yeni bir dönemi başlatmayı hedefliyor. Bu kapsamda, 2023 yılında açıklanan "Türkiye'nin 81 İlinde Kentsel Dönüşüm Seferberliği" ile tüm ülkede riskli yapıların dönüştürülmesi için çalışmalar sürüyor. Kurum, yerel yönetimlerle iş birliği içinde hareket ederek, dönüşümün önündeki bürokratik engellerin azaltıldığını belirtti.
Uzmanlar: Dönüşüm Kaçınılmaz
Deprem uzmanları, Türkiye'nin büyük bir kısmının deprem riski altında olduğunu hatırlatarak, kentsel dönüşümün önemine işaret ediyor. Özellikle İstanbul'da beklenen büyük deprem, riskli yapıların bir an önce dönüştürülmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, Bakan Kurum'un açıklamalarının ardından dönüşümün hız kazanması gerektiğini vurguluyor. Ancak, dönüşüm sürecinde vatandaşların bilinçlendirilmesi ve katılımının sağlanması da büyük önem taşıyor.
Sonuç: Dönüşüm Beklemez
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un açıklamaları, Türkiye'nin deprem gerçeği karşısında kentsel dönüşümün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 2,3 milyon bağımsız bölümün yenilenmiş olması önemli bir mesafe kat edildiğini gösteriyor; ancak riskli yapı stokunun büyüklüğü düşünüldüğünde daha alınacak çok yol var. Kurum'un "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli" mesajı, hem vatandaşlara hem de yetkililere bir çağrı niteliğinde. Kentsel dönüşümün hızlanması, can ve mal kaybının önlenmesi için elzem. Bu süreçte, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düşüyor.