Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani ile başkent Ankara'da bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi, enerji projeleri ve ticaret hacminin artırılması konuları ele alındı. Taraflar, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik ortak adımlar atılması konusunda da mutabık kaldı.
Enerji ve Ticaret Ön Planda
Bakan Fidan ve Kubat Talabani, Türkiye ile IKBY arasındaki enerji iş birliğinin geleceğini masaya yatırdı. Özellikle Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın yeniden aktif hale getirilmesi ve doğal gaz alanındaki ortak projeler üzerinde duruldu. Türkiye'nin, IKBY'nin enerji ihracatında kilit bir rol oynadığına dikkat çeken Fidan, iki taraf arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolara çıkarılması hedefi için çalışmaların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Talabani ise IKBY'nin Türkiye ile ticari ilişkileri daha da derinleştirme arzusunu dile getirerek, sınır kapılarının modernizasyonu ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması yönünde adımlar atılacağını belirtti.
Bölgesel İstikrar ve Güvenlik İş Birliği
Görüşmede, bölgesel güvenlik konuları da gündeme geldi. Terörle mücadele, sınır güvenliği ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması gibi başlıklar ele alındı. Bakan Fidan, Türkiye'nin IKBY'nin istikrarına verdiği önemi yineleyerek, PKK ve uzantılarına karşı ortak mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Talabani ise IKBY'nin terör örgütlerine karşı Ankara ile tam bir koordinasyon içinde olduğunu belirtti. Görüşmede ayrıca, Irak merkezi hükümeti ile Erbil arasındaki siyasi diyaloğun güçlendirilmesinin bölgesel barışa katkı sağlayacağı vurgulandı.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, taraflar önümüzdeki dönemde enerji bakanları düzeyinde bir toplantı yapılması konusunda mutabık kaldı. Ayrıca, Türkiye ile IKBY arasında doğrudan uçuşların artırılması ve vize kolaylıkları gibi pratik konularda da ilerleme sağlanması bekleniyor. Bakan Fidan'ın Talabani ile görüşmesi, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyiyle olan ekonomik ve siyasi ilişkilerini yeniden canlandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.