Bağcılar'da bir iş yerinde sahte parfüm üretimi yapıldığı ihbarını alan polis ekipleri, düzenledikleri operasyonda binlerce sahte ürün ele geçirdi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alınırken, sahte parfümlerin piyasaya sürülmeye hazırlandığı tespit edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uzun süredir takip ettikleri adrese bu sabah erken saatlerde baskın yaptı.
Operasyonun detayları
Ekipler, Bağcılar ilçesi Merkez Mahallesi'nde bulunan bir iş yerine operasyon düzenledi. Adreste yapılan aramalarda, çeşitli markalara ait sahte parfüm şişeleri, etiketler, dolum makineleri ve kimyasal maddeler ele geçirildi. Toplamda 5 bin 200 adet sahte parfüm, 10 bin adet boş şişe, 3 bin adet kutu, 40 litre kimyasal karışım ve çok sayıda etiket bulundu. Polis, sahte parfümlerin üretim aşamasında olduğunu ve kısa süre içinde piyasaya sürüleceğini belirledi.
Gözaltına alınanlar
Operasyonda, iş yeri sahibi A.K. ve çalışanı M.Y. gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. Sahte parfümlerin, orijinal ambalajlara benzer şekilde hazırlandığı ve tüketicilerin kolaylıkla aldanabileceği kalitede olduğu öğrenildi. Polis, sahte ürünlerin sağlık açısından risk taşıdığına dikkat çekerek, vatandaşları güvenilir satış noktalarından alışveriş yapmaları konusunda uyardı.
Sahte parfümlerin zararları
Sahte parfümlerde kullanılan kimyasalların ciltte alerji, tahriş ve solunum yolu rahatsızlıklarına yol açabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, orijinal ürünlere göre çok daha düşük maliyetle üretilen sahte parfümlerin, içeriğindeki bilinmeyen maddeler nedeniyle uzun vadede kanserojen etki yapabileceğini ifade ediyor. Bu tür ürünlerin merdiven altı atölyelerde hijyenik olmayan koşullarda üretildiği de vurgulanıyor.
Operasyonla ilgili soruşturma devam ediyor. Yetkililer, sahte ürün üreten ve satanlara yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi. Bu tür suçlara karşı vatandaşların şüpheli durumları 155 Polis İmdat hattına bildirmesi istendi.
Sahte parfüm operasyonu, tüketici hakları ve halk sağlığı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Ekonomik kayıpların yanı sıra sağlık riskleri de göz önüne alındığında, denetimlerin artırılması ve cezaların caydırıcı olması gerektiği değerlendiriliyor.