Ali Değer, çocukluk yıllarında babasının aldığı fotoğraf makinesiyle fotoğrafa ilgi duymaya başladı. O günden bu yana 50 yıl geçti. Değer, hem fotoğraf çekiyor hem de fotoğraf makinelerini onarıyor. Türkiye'de sayıları yok denecek kadar az olan fotoğraf makinesi tamircileri arasında yer alan Değer, mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Babasının aldığı makine, onun hayatını değiştirdi ve yarım asırlık bir tutkuya dönüştü.
Çocukluk Merakı Mesleğe Dönüştü
Ali Değer'in fotoğraf makinesiyle tanışması, babasının eve getirdiği bir makineyle oldu. O dönemlerde fotoğraf makinesi, herkesin kolayca erişebildiği bir cihaz değildi. Değer, bu makineyi kurcalayarak, nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak büyüdü. Zamanla sadece fotoğraf çekmekle kalmadı, makinelerin iç yapısını da öğrenmeye başladı. Tamir etme becerisi, bu merakın doğal bir sonucu olarak gelişti. Yarım asırdır hem objektifin arkasında hem de tamir tezgahının başında olan Değer, fotoğrafçılığın ve tamirciliğin birbirini besleyen iki alan olduğunu belirtiyor.
Türkiye'de Sayıları Yok Denecek Kadar Az
Günümüzde dijital fotoğraf makineleri ve akıllı telefonlar yaygınlaşsa da, klasik fotoğraf makinelerine ilgi devam ediyor. Ancak bu makinelerin tamirini yapabilen uzman sayısı her geçen gün azalıyor. Ali Değer, Türkiye'de kendisi gibi fotoğraf makinesi tamircisinin çok az kaldığını ifade ediyor. Özellikle analog makinelerin tamiri, özel bilgi ve deneyim gerektiriyor. Değer, yedek parça bulmakta zorluk çekse de, elindeki malzemelerle ve ustalığıyla makineleri hayata döndürüyor. Onun atölyesi, fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelmiş durumda.
Yarım Asırlık Deneyim
Ali Değer, 50 yıllık meslek hayatında sayısız fotoğraf makinesi tamir etti. Kimi zaman bir düğün fotoğrafçısının bozulan makinesini yetiştirdi, kimi zaman koleksiyoncuların değerli makinelerini onardı. Değer, her makinenin kendine has bir hikayesi olduğunu söylüyor. Tamir ettiği makinelerin birçoğu, yıllar önce üretilmiş ve artık üretimi olmayan modeller. Bu nedenle parça bulmak için bazen hurdalıkları dolaşıyor, bazen de kendi imkanlarıyla parça üretiyor. Mesleğini severek yaptığını vurgulayan Değer, genç nesillere de bu işi öğretmek istiyor ancak çırak bulmakta zorlanıyor.
Teknolojiye Direnen Bir Meslek
Dijital teknolojinin hızla gelişmesi, birçok geleneksel mesleği olumsuz etkiledi. Fotoğraf makinesi tamirciliği de bu mesleklerden biri. Ancak Ali Değer, analog fotoğrafçılığa olan ilginin son yıllarda yeniden arttığını gözlemliyor. Gençlerin nostaljik makinelere ilgi duyduğunu ve bu makineleri tamir ettirmek için kendisine geldiğini belirtiyor. Değer, bu ilginin mesleğini ayakta tuttuğunu söylüyor. Yine de Türkiye'de bu alanda yetişmiş eleman sıkıntısı yaşandığını dile getiriyor.
Fotoğrafçılığa Katkıları
Ali Değer, sadece tamir yapmakla kalmıyor, aynı zamanda fotoğraf çekmeye de devam ediyor. Çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller aldı. Fotoğrafçılık camiasında saygın bir yere sahip olan Değer, bildiğini paylaşmaktan çekinmiyor. Zaman zaman genç fotoğrafçılara eğitimler veriyor, atölye çalışmaları düzenliyor. Onun için fotoğrafçılık, sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi. Babasının aldığı o makine, onun kaderini belirlemiş durumda.
Gelecek Nesillere Aktarılması Gereken Bir Miras
Ali Değer'in hikayesi, bir tutkunun nasıl bir mesleğe dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği. Türkiye'de sayıları yok denecek kadar az olan fotoğraf makinesi tamircileri, aslında bir kültürel mirası da temsil ediyor. Bu mesleğin devam etmesi için gençlerin teşvik edilmesi gerekiyor. Değer, imkanı olsa bir çırak yetiştirmek ve bildiklerini aktarmak istiyor. Ancak günümüzde bu tür el sanatlarına ilgi azalmış durumda. Yine de Ali Değer, umudunu koruyor ve mesleğini son güne kadar sürdürmeyi planlıyor. Onun atölyesinde hala eski makinelerin sesi yankılanıyor ve her tamir edilen makine, bir fotoğrafçının daha hayatına dokunuyor.