Türk voleybolunun efsane isimlerinden Aysun Ayhan, 18 yıl aradan sonra sessizliğini bozdu. TRT Spor canlı yayınında açıklamalarda bulunan eski milli voleybolcu, başörtüsü kararı nedeniyle kızının VakıfBank altyapısına alınmadığını iddia etti. Ayhan, kariyerinin zirvesindeyken tesettüre girdiği için sporu bırakmak zorunda kaldığını belirtirken, bugün aynı ayrımcılıkla kızının karşılaştığını öne sürdü.
Başörtüsü Nedeniyle Kızı Altyapıya Alınmadı
TRT Spor'un canlı yayınında konuşan Ayhan, şunları söyledi: 'Kızım voleybola başladığında büyük umutlar besliyordum. Yetenekliydi, çalışıyordu. Ama başörtüsü yüzünden VakıfBank altyapısına alınmadı. Bu beni derinden yaraladı. 2008'de ben aynı sebeple sporu bırakmıştım; şimdi de kızımın hayallerinin engellendiğini görmek çok zor.'
Ayhan, 2008 yılında henüz 26 yaşındayken tesettür kararı aldığını ve o dönemde kulüplerin ve federasyonun kendisine 'ya başörtünü çıkar ya da sporu bırak' şeklinde dayatma yaptığını anlattı. 'O günlerde kimse bana destek olmadı. Tek başımaydım. Şimdi kızım için aynı şeyleri yaşamamak adına sesimi yükseltiyorum' dedi.
VakıfBank kulübü ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Türkiye Voleybol Federasyonu yetkilileri, konunun araştırılacağını ve federasyonun herhangi bir ayrımcılığa izin vermeyeceğini belirtti.
Tesettür Kararı Sporu Bıraktırdı, Şimdi Mücadele Ediyor
Aysun Ayhan, 2000'li yılların başında milli takımın vazgeçilmez isimlerinden biriydi. 2008 yılında dini inancı doğrultusunda başörtüsü takmaya karar verdiğinde, aktif voleybol kariyerini noktalamak zorunda kaldı. O dönemde uluslararası arenada başarılı sonuçlar almış bir sporcu olarak, bu kararı spor camiasında büyük yankı uyandırmıştı.
Ayhan, yıllarca kendini voleybola adamış bir isim olarak, bugün de sporun içinde olmaya devam ettiğini belirterek şunları ekledi: 'Ben sporu bırakabilirim, ama adalet duygumu bırakamam. Kızım ve tüm genç sporcular için mücadele edeceğim. Kimse başörtüsü yüzünden spordan uzaklaştırılmamalı.'
Spor Dünyasından Tepkiler
Spor camiasından birçok isim Ayhan'a destek mesajı yayınladı. Eski milli takım arkadaşları ve voleybol severler sosyal medyada 'Aysun Ayhan' ve 'sporda ayrımcılık' etiketleriyle paylaşımlarda bulundu. Türkiye'de son yıllarda spor alanında başörtülü sporcuların sayısının arttığına dikkat çeken yorumcular, bu tür olayların sporun ruhuna aykırı olduğunu ifade etti.
Öte yandan uzmanlar, Türkiye'de başörtüsü konusunda son yıllarda önemli adımlar atıldığını, ancak bazı kulüplerin ve federasyonların hâlâ eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü vurguluyor. Spor hukuku uzmanı Prof. Dr. Demet Yılmaz, 'Ayrımcılık yasaklandığı halde pratikte bu tür vakaların yaşanması düşündürücü. Federasyonun hassasiyetle konuyu takip etmesi gerekiyor' diye konuştu.
Federasyondan Araştırma Sözü
Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, yaptığı yazılı açıklamada, iddiaları ciddiye aldıklarını belirterek: 'Hiçbir sporcunun inancı veya başörtüsü nedeniyle ayrımcılığa uğramasına müsaade etmeyeceğiz. Konuyu derhal araştırıyoruz, gerekli adımlar atılacaktır' ifadelerini kullandı.
Yaşanan bu gelişme, sporda eşitlik ve ayrımcılık konularını yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de başörtülü sporcuların sayısının her geçen gün artmasına rağmen, bazı branşlarda hâlâ ön yargıların devam ettiği görülüyor. Özellikle genç yaştaki sporcuların aileleri, çocuklarının başörtüsü nedeniyle dışlanmasından endişe duyuyor.
Olayın yargıya taşınması beklenirken, Aysun Ayhan'ın açıklamaları spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. VakıfBank cephesinden gelecek resmi açıklama merakla bekleniyor. Türk sporu, bu tür tartışmalarla birlikte eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini bir kez daha sorguluyor.