Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içerisinde yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savcının talepleri kadın örgütlerinin sert tepkisini çekti. Savcı, Cemil Koç ve bir sanık hakkında 'tasarlayarak, canavarca hisle nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isterken, diğer sanıklar için daha düşük cezalar talep etti. Kadın örgütleri, bu durumun adalet duygusunu zedelediğini belirterek 'Ceza değil, ödül!' sloganıyla tepkilerini dile getirdi.
Olayın arka planı
Ayşe Tokyaz, 2023 yılında eski polis memuru Cemil Koç tarafından vahşice öldürülmüş, cesedi bavul içinde yol kenarında bulunmuştu. Cinayetin ardından Koç ve birkaç kişi daha gözaltına alınmış, dava süreci uzun bir takibin ardından sonuçlanmaya yaklaşmıştı. Duruşmalarda tanıkların ifadeleri ve deliller, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ortaya koymuştu.
Kadın örgütlerinden sert tepki
Davaya müdahil olan kadın örgütleri, savcının diğer sanıklar için daha düşük ceza talep etmesini eleştirdi. Açıklama yapan İstanbul Kadın Platformu sözcüsü, 'Bu cinayette adeta bir ödül sistemi işliyor. Katilin yanı sıra olaya yardım edenlerin de aynı şekilde cezalandırılması gerekirken, savcı bazı sanıklara adeta dokunulmazlık zırhı giydiriyor' dedi. Platform, davanın takipçisi olacaklarını ve adalet sağlanana kadar sokağa çıkacaklarını bildirdi.
Hukuki süreç ve beklentiler
Davanın bir sonraki duruşması önümüzdeki ay görülecek. Kadın örgütleri, mahkemeden tüm sanıklar için en ağır cezaları vermesini talep ediyor. Avukatlar, dosyadaki delillerin tüm sanıkların cinayette doğrudan veya dolaylı olarak rol oynadığını kanıtladığını savunuyor. Mahkemenin, toplumun vicdanını rahatlatacak bir karar vermesi bekleniyor.
Geniş kapsamlı bir adalet çağrısı
Ayşe Tokyaz davası, Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin cezasızlıkla sonuçlanmaması gerektiğine dair bir sembol haline geldi. Kadın örgütleri, benzer davalarda da adaletin sağlanması için hükümete çağrıda bulunuyor. Uzmanlar, yargının bu tür davalarda toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor. Ayşe Tokyaz’ın ailesi ve kadın örgütleri, mahkemenin en ağır cezaları vererek adaletin tecelli edeceğine inanıyor.
Bu dava, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin boyutlarını ve yargının bu konudaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getirdi. Kadın cinayetlerinde cezasızlık algısı, toplumun adalet sistemine olan güvenini zedeliyor. Ayşe Tokyaz için adalet talebi, sadece bir ailenin değil, tüm bir toplumun ortak sesidir.