Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanmasına olanak tanıyan düzenlemeyi iptal etti. Resmi Gazete'de yayımlanan karar, Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrasının iptaline ilişkin. Mahkeme, süresiz nafakanın Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetti. Karar, yürürlük tarihinden itibaren dokuz ay sonra geçerli olacak. Bu süre içinde yeni bir yasal düzenleme yapılması bekleniyor.
Kararın gerekçesi ve kapsamı
AYM, süresiz nafakanın taraflar arasında adil dengeyi bozduğunu belirtti. Kadın veya erkek fark etmeksizin, nafaka yükümlülüğünün sınırsız hale gelmesi, Anayasa'nın sosyal devlet ilkesi, mülkiyet hakkı ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmıyor. Mahkeme ayrıca, nafaka süresini belirleme yetkisinin yargıca bırakılması gerektiğini vurguladı. Mevcut düzenleme, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek tarafa sınırsız nafaka hakkı tanıyordu. Bu durum, özellikle yeniden evlenme veya çalışma hayatına dönme halinde bile nafakanın devam etmesine yol açıyordu.
Yoksulluk nafakası nedir?
Yoksulluk nafakası, boşanma sonucu yoksulluğa düşecek eşe, diğer eş tarafından ödenen maddi yardımdır. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi, boşanmadan kaynaklı yoksulluk nafakasını düzenliyor. Ancak 176. madde, nafakanın süresini belirsiz kılıyordu. AYM iptaliyle birlikte, bundan sonra nafaka süresi hakim tarafından belirlenecek. Karar, milyonlarca boşanma davasını etkileyebilir. Nafaka ödeyenler için önemli bir rahatlama, nafaka alanlar içinse belirsizlik anlamına geliyor.
Siyasi ve hukuki yankılar
Karar, siyasi partiler arasında farklı yorumlandı. AK Parti, süresiz nafakanın bir adalet sorunu olduğunu savunurken, CHP kararın mağduriyetlere yol açacağını belirtti. Hukukçular, yeni düzenlemede nafaka süresinin belirlenmesinde objektif kriterler kullanılması gerektiğini vurguluyor. Kadın örgütleri ise kararı endişeyle karşılayarak, kadınların ekonomik olarak korunmasız kalabileceğini ifade ediyor. AYM'nin bu kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da uyumlu görülüyor. Benzer konularda AİHM, nafakanın süresiz olmaması gerektiğine hükmetmişti.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, dokuz aylık yürürlük ertelemesiyle birlikte, yasa koyucuya yeni bir düzenleme yapması için zaman tanıyor. Bu süreçte tarafların beklentileri ve toplumsal etkilerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Nafaka sistemi, adil ve sürdürülebilir bir temele oturtulmadan atılacak adımlar, yeni uyuşmazlıklara yol açabilir. AYM'nin iptali, boşanma hukuku açısından dönüm noktası niteliğinde.