Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) '128 milyar dolar nerede?' söylemiyle ilgili başlatılan soruşturmada verdiği karar, siyaset ve medya dünyasında yankı uyandırdı. Siyasiler, akademisyenler ve gazeteciler SABAH'a yaptıkları açıklamalarda, CHP'li isimlerin yıllarca sürdürdüğü bu algı operasyonunun iftiradan ibaret olduğunu belirterek, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan özür dilenmesi gerektiğini vurguladı.
Algı operasyonunun perde arkası
CHP'li siyasetçiler ve bazı medya organları, 2020-2021 yıllarında '128 milyar dolar nerede?' sorusunu sürekli gündemde tutarak kamuoyunda bir güvensizlik atmosferi oluşturmaya çalıştı. O dönemde Merkez Bankası rezervlerindeki düşüşü hedef alan bu söylem, ekonomik verilerin çarpıtılması üzerine inşa edildi. Oysa ki, resmi veriler ve uluslararası raporlar, söz konusu kaynağın Hazine ve Merkez Bankası arasındaki swap anlaşmaları, döviz müdahaleleri ve rezerv yönetimi gibi teknik konulardan kaynaklandığını gösteriyordu.
Berat Albayrak'a yönelik hedef gösterme
Eski Bakan Albayrak, özellikle sosyal medyada organize bir linç kampanyasının hedefi haline getirildi. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ali Çağlar, durumu 'Maalesef Türkiye'de siyasi rekabet, kişilerin itibarını zedelemeye dönük kara propaganda ile yürütülüyor. Berat Bey, bu saldırıların en ağırına maruz kalan isimlerden biri oldu. AYM kararı, aslında bu tür algı operasyonlarının hukuk önünde bir karşılığı olmadığını gösterdi' sözleriyle değerlendirdi.
Gazetecilerden özeleştiri ve çağrı
Medya dünyasından da sesler yükseliyor. Deneyimli gazetecilerden Ahmet Takan, 'O dönemde bazı meslektaşlarımız maalesef bu söylemin taşıyıcısı oldu. Şimdi ellerinde somut bir delil yok. AYM kararıyla birlikte artık bu iftirayı sürdürmenin anlamı kalmadı. Berat Albayrak'tan özür dilemek, sadece bir nezaket değil, aynı zamanda etik bir zorunluluktur' dedi.
Ekonomi yazarı Güngör Uras ise olayı daha geniş bir perspektiften ele alarak, '128 milyar dolar meselesi, aslında Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına yönelik bir saldırıydı. Bu tür spekülasyonlar, yabancı yatırımcıları ürkütmekte ve ülke risk primini artırmaktadır. AYM kararı, hukukun bu tür operasyonlara geçit vermeyeceğini göstermesi açısından önemlidir' ifadelerini kullandı.
CHP'den karara tepki
CHP kanadı ise AYM kararına farklı yorumlar getiriyor. Parti sözcüsü, kararın ifade özgürlüğünü kısıtladığını iddia ederken, hukukçular bu yorumun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, 'AYM, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeyi kurmuştur. Kimsenin ispat edemediği bir iddiayı sürekli tekrarlaması, hukuken korunamaz' şeklinde konuştu.
Özür borcu ve gelecek perspektifi
Siyaset bilimci Doç. Dr. Sema Çiftçi, 'Bu karar, yalan haber ve dezenformasyonla mücadelede bir dönüm noktası olabilir. Ancak önemli olan, bundan sonra benzer algı operasyonlarının tekrarlanmaması için medya okuryazarlığı ve hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesidir' diyerek konunun önemine işaret etti.
Türkiye'nin içinden geçtiği bu süreç, siyasi polemiklerin ötesinde, kamusal tartışmanın kalitesini de sorgulatıyor. Ekonomik verilerin siyasi amaçlarla çarpıtılmadan, uzmanlar tarafından analiz edilmesi gerektiği gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyor. AYM kararı, yalnızca Berat Albayrak'ın kişisel itibarını onarmakla kalmamış, aynı zamanda benzer mağduriyetler yaşayan herkes için umut ışığı olmuştur.