İstanbul Kağıthane'de dört yıl önce balkondan düşerek ağır yaralanan ve aylar süren komadan çıkan kadın, uyanır uyanmaz yaşadığı dehşeti anlattı: "Beni kocam itti." Olay, kadına yönelik şiddet ve adalet mekanizmasındaki eksiklikleri yeniden gündeme taşıdı. Kadının ifadesi, soruşturmanın seyrini değiştirirken, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Olayın geçmişi ve komadan uyanma
Dört yıl önce Kağıthane'de bir apartmanın üçüncü katındaki balkondan düşen 32 yaşındaki kadın, ağır beyin travması ve iç kanamalarla hastaneye kaldırılmıştı. Aylar süren yoğun bakım ve tedavi sürecinin ardından kadın, komadan çıktı. İlk anda konuşamayan kadın, zamanla hafızasını toplamaya başladı ve ifadesinde, düşüşün bir kaza değil, eşi tarafından itilme sonucu olduğunu öne sürdü.
Kadının avukatı, müvekkilinin uzun süre baskı altında kaldığını ve olay sonrası korkuyla sessiz kaldığını belirtti. Komadan çıktıktan sonra ilk kez olayı anlatacak gücü bulduğunu ifade eden avukat, "Müvekkilim, eşinin kendisini defalarca dövdüğünü ve o gün tartışma sırasında ittiğini söylüyor" dedi.
Adalet tartışmaları ve siyasi yansımaları
Olay, kadına yönelik şiddetle mücadelede adalet sisteminin sorgulanmasına neden oldu. Muhalefet partileri, hükümeti kadın cinayetleri ve şiddet olaylarında yeterli önlem almamakla eleştirdi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı, "Bu olay, kadınların adalet arayışında ne kadar yalnız bırakıldığının bir göstergesidir. Komadan çıkan bir kadının suç duyurusu, ancak bu kadar gecikmeli olarak ortaya çıkabiliyor" açıklamasını yaptı. Diğer yandan, hükümet kanadı, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme sonrası kadın hakları konusunda kararlılık mesajı vermeye devam ediyor. Adalet Bakanlığı, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü ve gerekli adımların atılacağını duyurdu.
Kadın örgütleri, olayın takipçisi olacaklarını belirterek, faillerin en ağır cezayı alması için çağrıda bulundu. Kağıthane'deki komşular ise, olay günü tartışma sesleri duyduklarını ancak müdahale etmediklerini itiraf etti. Bu durum, toplumsal duyarsızlığa da dikkat çekti.
Uzun süren hukuki süreç ve kadının yaşadığı travma, kadına yönelik şiddetin sadece fiziksel değil, psikolojik ve sistemsel boyutlarını da ortaya koyuyor. Olay, adalet mekanizmasının hızlandırılması ve kadınların daha etkin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Bu tür trajedilerin önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması ve caydırıcı cezaların uygulanması elzem.