Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde üzerinde ayet yazılı bir pankart açan Mustafa Malo, yaşanan tartışmalara ilişkin ilk kez konuştu. A Haber'e özel açıklamalarda bulunan Malo, alkışlar içinde en çok başörtülü ablaların alkışının kendisini etkilediğini söyledi. Törende pankartı açmasının ardından bazı kişiler tepki gösterirken, Malo sakin bir tavırla tepkilere tebessümle karşılık verdiğini belirtti.
Mustafa Malo: Tepkilere tebessümle karşılık verdim
Yeditepe Üniversitesi'nin 2024 yılı mezuniyet töreninde yaşanan olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Mustafa Malo, üzerinde 'Rabbena' suresinden bir ayet bulunan pankartı kaldırdığı sırada arka sıralardan bazı kişilerin pankartı indirmesi için uyarıda bulunduğunu aktardı. Malo, bu uyarılara rağmen pankartı indirmediğini ve pozisyonunu koruduğunu ifade etti. Törende yaşanan gerginliğe rağmen sakin kalmayı tercih ettiğini söyleyen Malo, tepkilerin kendisini yıldırmadığını dile getirdi.
Başörtülü ablaların alkışı duygulandırdı
Konuşmasının devamında yaşanan alkışlara değinen Mustafa Malo, en çok başörtülü kadınların alkışından etkilendiğini belirtti. Malo, 'Başörtülü ablalarımızın alkışları en çok benim canımı yaktı. Onların bu desteği benim için ayrı bir anlam taşıyor' dedi. Yaşanan olayın ardından kendisine hem destek hem de tepki mesajları geldiğini söyleyen Malo, her türlü görüşe saygı duyduğunun altını çizdi.
Toplumda farklı kesimlerden destek ve eleştiri
Olay, üniversite çevrelerinde ve sosyal medyada farklı tepkiler aldı. Bazı kullanıcılar Mustafa Malo'nun dini duyguları istismar ettiği yorumunda bulunurken, diğer bir kesim ise ayetin bir sembol olarak kullanılmasının doğal olduğunu savundu. Yeditepe Üniversitesi yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmezken, öğrenci ve mezunlar arasında konuşulan bu olay, ifade özgürlüğü ve dini sembollerin kullanımı bağlamında tartışılmaya devam ediyor. Mustafa Malo'nun hukuk fakültesi mezunu olması, tartışmayı hukuki boyuta da taşırken, kamuoyunun ilgisi sürüyor.
Son olarak, bu tür bireysel eylemlerin toplumsal yankısı genellikle kutuplaşmayı artırsa da, olayın tarafları arasında diyalog ve anlayışın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Herkesin inanç ve ifade biçimine saygı duyulması gerektiği gerçeği, bu tür tartışmaların odak noktası olmalıdır.