Türkiye'nin dört bir yanından akademisyenler, sanatçılar, sendikacılar ve emekli askerler, ortak bir bildiriyle 'İkinci Kuvayımilliyeciler' çağrısında bulundu. DİSK Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt, usta tiyatrocu Müjdat Gezen ve emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın aralarında bulunduğu imzacılar, ABD emperyalizmine ve 'yerli işbirlikçilere' karşı milli bir direniş hattı oluşturulmasını istedi. Bildiri, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesine atıfta bulunarak, Kurtuluş Savaşı'ndaki ruhun yeniden canlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Çağrının Ayrıntıları
Yayımlanan bildiride, Türkiye'nin son yıllarda artan dış baskılarla karşı karşıya kaldığı belirtilerek, özellikle ABD'nin ekonomik ve siyasi müdahalelerine dikkat çekildi. İmzacılar, 'yerli işbirlikçiler' olarak niteledikleri grupların, ülkenin çıkarlarını uluslararası sermayeye peşkeş çektiğini savundu. Bildiride gazetecilerin, hukukçuların ve sendikacıların üzerindeki baskıya da değinilerek, bu durumun milli iradeyi yok saydığı ifade edildi.
Ali Rıza Küçükosmanoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Türkiye, emperyalist güçlerin oyunlarına karşı ancak milli birlik ve beraberlikle karşı koyabilir. Kuvayımilliye ruhu, bugün de en büyük ihtiyacımızdır' dedi. ADD Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt ise, 'Atatürk'ün kurduğu bağımsız Türkiye idealini korumak için herkesi göreve çağırıyoruz. Bu çağrı, memleketin her köşesinden yükselen bir ses olacak' şeklinde konuştu.
Sanatçı Müjdat Gezen, bildirinin sanat camiasından da güçlü destek gördüğünü belirterek, 'Sanatçılar olarak toplumun vicdanıyız. Bu çağrıya katılmak boynumuzun borcu' ifadelerini kullandı. Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım da, ordunun ve milletin her zaman yan yana olduğunu hatırlatarak, 'Bağımsızlık ve vatan sevgisi, Türk milletinin DNA'sında var. Bugün bu değerlere sahip çıkmak hepimizin görevi' dedi.
Geniş Katılım ve Destek
Bildiriye, Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda akademisyen, yazar, avukat ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de destek verdi. İmzacılar arasında emekli büyükelçiler, eski milletvekilleri ve muhalefet partilerinin önde gelen isimleri de bulunuyor. Çağrının, önümüzdeki günlerde daha da genişleyeceği ve çeşitli etkinliklerle halka taşınacağı belirtildi. Aydın'da yapılan açıklamada, ilk toplantının önümüzdeki hafta içinde İstanbul'da düzenleneceği duyuruldu.
Sosyal medyada da #İkinciKuvayımilliyeciler etiketiyle gündem olan çağrı, kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından paylaşıldı. Platformlarda yapılan yorumlarda, bildirinin Türkiye'nin mevcut siyasi atmosferinde önemli bir çıkış olduğu yorumları yapıldı. Ancak, bildiriye hükümet yanlısı çevrelerden ise tepki geldi; bazı isimler, açıklamayı 'marjinal bir grup' olarak nitelendirdi.
İmzacılar ayrıca, Başta ABD olmak üzere yabancı güçlerin Türkiye'nin iç işlerine karışmasına karşı olduklarını ve 'bağımsızlıktan asla taviz verilmeyeceğini' vurguladı. Bildiride, ekonomik krizin de emperyalist dayatmaların bir sonucu olduğu öne sürülerek, 'Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla kalkınması için milli bir ekonomi politikası şart' denildi.
Kuvayımilliye Geleneği
İkinci Kuvayımilliyeciler çağrısı, 1919-1922 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşı sırasında oluşan Kuvayımilliye ruhuna atıfta bulunuyor. Bu ruh, işgalci güçlere karşı halkın topyekûn direnişini ve bağımsızlık mücadelesini simgeliyor. Günümüzde ise bu kavram, özellikle muhalefet çevrelerince ulusal egemenliğin korunması ve dış müdahalelere karşı direnişin bir sembolü olarak kullanılıyor. Çağrı metninde, 'Bugün de vatanımız üzerinde oyunlar oynanıyor. Tıpkı o günkü gibi ülkemize sahip çıkmalıyız' ifadeleri yer aldı.
Öte yandan, bildirinin zamanlaması da dikkat çekti. Türkiye-ABD ilişkilerinin hassas bir dönemden geçtiği, CAATSA yaptırımlarının gündemde olduğu bir süreçte gelen bu çağrı, bazı çevrelerce 'dış politika hamlesi' olarak yorumlandı. Ancak imza sahipleri, bu çağrının partiler üstü bir nitelik taşıdığını ve 'memleket meselesi' olduğunu dile getirdi.
Birlik ve Beraberlik
Bildirinin son bölümünde, tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlara çağrı yapılarak, 'Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak için tek yürek olalım. Ayrışmaları bir kenara bırakıp asıl düşmana odaklanalım' mesajı verildi. Ayrıca, gelecek nesillere bağımsız bir Türkiye bırakmanın herkesin boynunun borcu olduğu vurgulandı. İmzacılar, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin farklı illerinde halkı bilgilendirmek amacıyla toplantılar düzenleyeceklerini, açıklamaların takipçisi olacaklarını belirtti. Bu kapsamda ilk etapta İstanbul, İzmir ve Ankara'da miting benzeri etkinlikler planlandığı öğrenildi.
Bu 'İkinci Kuvayımilliye' çıkışı, içinde bulunulan dönemde ulusal bağımsızlık vurgusunu yeniden ön plana çıkarırken, toplumsal muhalefetin farklı kesimlerini bir araya getirmesi açısından da tarihi bir önem taşıyor. Zamanla alacağı destek ve yaratacağı yankı, Türkiye'nin iç ve dış politikasında belirleyici olabilir. Konunun uzmanları, bu çağrının, toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulması halinde, ülkedeki siyasi dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyor.