İstanbul'un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa'da yaşanan sel felaketinin ardından bölgede başlatılan yıkım ve temizlik çalışmaları gece saatlerinde de devam etti. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar, akşam saatlerinde de aralıksız sürdürüldü. Selin izlerini silmek için seferber olan ekipler, dron kamerasıyla havadan görüntülendi.
Sel felaketinin boyutları
Ayazağa'da etkili olan sel felaketi, bölgede büyük hasara yol açtı. Şiddetli yağışların neden olduğu su baskınları, cadde ve sokakları göle çevirdi, birçok ev ve iş yerini su altında bıraktı. Sel sularının çekilmesinin ardından ortaya çıkan tablo, felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. Yollar, kaldırımlar ve altyapı büyük ölçüde zarar gördü.
Bölge sakinleri, sel sırasında büyük panik yaşadıklarını ve maddi kayıplarının olduğunu belirtti. Yetkililer, can kaybı yaşanmamasının tek teselli olduğunu vurguladı.
Ekiplerin özverili çalışması
Sel felaketinin ardından harekete geçen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesi ekipleri, bölgede yoğun bir çalışma yürütüyor. İş makineleri ve temizlik ekipleri, sel sularının sürüklediği moloz ve çamuru temizliyor. Zarar gören altyapının onarımı için de çalışmalar başlatıldı.
Çalışmalar sabahın erken saatlerinde başladı ve akşam saatlerinde de hız kesmeden devam etti. Gece boyunca süren mesai, bölge halkı tarafından takdirle karşılandı. Ekiplerin fedakarca çalışması, yaraların sarılmasında önemli bir rol oynuyor.
Havadan görüntüleme
Yıkım ve temizlik çalışmaları, dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Görüntülerde, ekiplerin koordineli çalışması ve bölgedeki hasarın boyutu net bir şekilde görülebiliyor. Dron görüntüleri, selin ne denli geniş bir alanı etkilediğini de gözler önüne seriyor.
Yetkililer, çalışmaların tamamlanmasının ardından bölgede detaylı bir hasar tespiti yapılacağını ve mağdur olan vatandaşlara destek sağlanacağını belirtti.
Sel felaketinin nedenleri
Uzmanlar, Ayazağa'daki sel felaketinin nedenleri arasında şiddetli yağışın yanı sıra dere yataklarının daralması ve altyapı yetersizliğini gösteriyor. Bölgede yapılaşmanın artması ve yeşil alanların azalması, sel riskini artıran faktörler arasında sayılıyor.
İstanbul'un iklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha sık extreme hava olaylarına maruz kaldığına dikkat çeken uzmanlar, altyapı sistemlerinin güçlendirilmesi ve dere yataklarının ıslah edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölge halkının yaşadıkları
Sel felaketinden etkilenen bölge sakinleri, yaşadıkları korku dolu anları anlattı. Bir vatandaş, "Sabah uyandığımızda her yer su içindeydi. Eşyalarımız zarar gördü, arabalarımız mahsur kaldı. Ama canımızı kurtardığımız için şükrediyoruz." dedi.
Bir başka vatandaş ise yetkililerin hızlı müdahalesinden memnun olduklarını belirterek, "Ekipler gece gündüz demeden çalışıyor. Allah razı olsun." ifadelerini kullandı.
İstanbul'un sel gerçeği
İstanbul, son yıllarda sık sık sel felaketleriyle gündeme geliyor. Özellikle yaz aylarında aniden bastıran sağanak yağışlar, kentin alt yapısını zorluyor. Ayazağa'daki sel, bu gerçeği bir kez daha hatırlattı.
Kent genelinde dere yataklarına yapılan yapılaşma ve yetersiz yağmur suyu drenaj sistemleri, sel riskini artırıyor. Uzmanlar, İstanbul'un acilen kapsamlı bir sel eylem planına ihtiyacı olduğunu belirtiyor.
Son durum ve beklentiler
Ayazağa'da yıkım ve temizlik çalışmaları aralıksız sürüyor. Ekipler, sel sularının sürüklediği molozları ve çamuru temizleyerek yolları ulaşıma açmaya çalışıyor. Altyapı onarımları için de çalışmalar başlatıldı. Bölge sakinleri, bir an önce normal hayata dönmeyi umut ediyor.
Yetkililer, sel felaketinin ardından mağdur olan vatandaşların zararlarının karşılanması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Ayrıca, benzer felaketlerin yaşanmaması için altyapı iyileştirme projelerinin hızlandırılacağı açıklandı.
Ayazağa'daki sel felaketi, İstanbul'un doğal afetlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde, kentlerin daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayazağa'da yaşanan bu felaket, altyapı yatırımlarının ve çevre düzenlemelerinin önemini bir kez daha ortaya koydu.