İstanbul'da etkili olan sağanak ve sel felaketinin ardından Sarıyer Ayazağa'da dikkat çeken bir görüntü ortaya çıktı. TRT Haber muhabiri Murat Can Öztürk, Ayazağa Meydanı'nda dört katlı bir binanın temelinden Dereboyu Deresi'nin geçtiğini görüntüledi. Görüntüler, bölgedeki yerleşim yapısının dere yataklarıyla iç içe olduğunu gözler önüne serdi.
Sel felaketi sonrası ortaya çıkan çarpıcı detay
İstanbul'da son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, özellikle Sarıyer ve çevresinde sel ve su baskınlarına neden oldu. Ayazağa bölgesi, selden en fazla etkilenen alanlardan biri olarak öne çıktı. Sel sularının çekilmesinin ardından bölgede inceleme yapan TRT Haber ekibi, Ayazağa Meydanı'ndaki dört katlı bir binanın temelinden Dereboyu Deresi'nin geçtiğini tespit etti. Bu durum, binanın yapısal güvenliği ve dere yataklarının imara açılması konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Görüntülerde, binanın temel kısmında dere suyunun akışı net bir şekilde görülüyor. Uzmanlar, dere yataklarının üzerine inşa edilen yapıların sel sırasında ciddi risk taşıdığını belirtiyor. Ancak bu tür yapıların nasıl onay aldığı sorusu yanıt bekliyor.
Bölgedeki yapılaşma ve dere yatakları
Ayazağa, İstanbul'un hızla yapılaşan bölgelerinden biri. Dereboyu Deresi'nin geçtiği alanlarda zaman içinde konut ve iş yerlerinin inşa edildiği biliniyor. Bu yapılaşmanın dere yataklarını daralttığı ve sel riskini artırdığı ifade ediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) daha önce yaptığı açıklamalarda, dere yataklarının temizlenmesi ve ıslah edilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Ancak son yaşanan sel felaketi, alınan önlemlerin yeterli olmadığını gösterdi.
Ayazağa sakinleri, sel sırasında büyük korku yaşadıklarını ve maddi hasarın büyük olduğunu dile getiriyor. Yetkililerin bölgede acil önlem alması gerektiğini belirten vatandaşlar, dere yatağı üzerindeki yapıların durumunun incelenmesini istiyor.
Uzmanlar uyarıyor: Dere yatakları imara açılmamalı
Şehir plancıları ve inşaat mühendisleri, dere yataklarının kesinlikle yapılaşmaya açılmaması gerektiğini vurguluyor. Dere yataklarının doğal su akışını sağladığını ve sel sırasında suyun tahliyesi için kritik önem taşıdığını belirten uzmanlar, bu alanlara yapılan müdahalelerin sel felaketlerini kaçınılmaz hale getirdiğini söylüyor. Ayrıca, mevcut yapıların temellerinin dere suyuyla temas etmesinin yapısal hasara yol açabileceği ve can güvenliğini tehdit ettiği ifade ediliyor.
İstanbul'da son yıllarda artan sel olayları, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte daha sık yaşanıyor. Bu durum, kent planlamasında dere yataklarının korunması ve yeşil alanların artırılması gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yetkililerin, Ayazağa'daki bu binanın durumunu inceleyerek gerekli tedbirleri alması bekleniyor.
Öte yandan, sel felaketinin ardından bölgede hasar tespit çalışmaları sürüyor. İBB ve Sarıyer Belediyesi ekipleri, su baskınlarının yaşandığı cadde ve sokaklarda temizlik ve onarım işlemlerine devam ediyor. Vatandaşlar ise benzer bir felaketin tekrarlanmaması için kalıcı çözümler talep ediyor.
Bu olay, İstanbul'un yapı stoku ve dere yatakları konusundaki denetim eksikliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Dere yataklarının üzerine inşa edilen binaların nasıl ruhsat aldığı ve denetimlerin nasıl yapıldığı soruları, yetkililerin yanıtlaması gereken önemli konular arasında. Kamu güvenliği açısından, dere yataklarına ilişkin imar planlarının gözden geçirilmesi ve riskli yapıların tespit edilmesi gerekiyor. Aksi halde, benzer görüntüler ve felaketler kaçınılmaz olacak gibi görünüyor.
Ayazağa'da ortaya çıkan bu manzara, kentsel dönüşüm ve altyapı çalışmalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor. İstanbul gibi yoğun nüfuslu bir metropolde, doğal afetlere karşı dirençli bir kent oluşturmak için dere yataklarının korunması, yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi ve yapı denetimlerinin sıkılaştırılması şart. Ancak tüm bu önlemler, ancak ilgili kurumların işbirliği ve kararlılığıyla hayata geçirilebilir.