İletişim Başkanlığı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin 86 yıl sonra yeniden ibadete açılmasının ardından vatandaşların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden ilettiği duygu ve düşünceleri kitaplaştırdı. "Ayasofya: Hasretten Vuslata-Nesillerin Hasreti, Milletin Sesi" adlı eser, milletin Ayasofya’ya olan bağlılığını ve hasretini gözler önüne seriyor.
Kitabın içeriği ve hazırlanış süreci
Kitap, 24 Temmuz 2020’de Ayasofya’nın cami statüsü kazanmasının ardından CİMER’e gelen binlerce başvuru arasından seçilen 100’e yakın mesajı bir araya getiriyor. Vatandaşların mektuplarında, Ayasofya’nın fethin sembolü olduğu, nesiller boyu süren hasretin sona erdiği ve bu kararın milli bir zafer niteliği taşıdığı vurgulanıyor. Başvurularda, aile büyüklerinin Ayasofya’nın ibadete kapanmasına duyduğu üzüntü ve yeniden açılmasıyla yaşanan sevinç anlatılıyor.
Tarihi ve kültürel önemi
Ayasofya, 537 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından bazilika olarak inşa edildi. 1453’te İstanbul’un fethiyle camiye dönüştürülen yapı, 1934’te müzeye çevrilmişti. 2020’de Danıştay kararıyla yeniden cami statüsü kazanan Ayasofya, hem Müslümanlar hem de dünya kültür mirası açısından büyük önem taşıyor. Kitap, bu tarihi dönüşümün halk nezdinde yarattığı duygusal yankıyı belgeliyor.
Değerlendirme
Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, Türkiye’de geniş bir kesim tarafından olumlu karşılanırken, uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Kitap, bu sürecin sivil toplumdaki yansımalarını objektif bir şekilde aktarıyor. İletişim Başkanlığı’nın bu çalışması, dijital devlet hizmetlerinin vatandaş katılımını artırmadaki rolünü de gösteriyor. Eser, ileride araştırmacılara önemli bir kaynak oluşturacak nitelikte.