Son haftalarda hava savunma sistemlerindeki yetersizlik nedeniyle Rus balistik füze saldırılarına karşı koymakta zorlanan Ukrayna, savaşın başlangıcından bu yana en büyük destekçisi olan Avrupa ülkelerinden de bu konuda yardım almakta sorun yaşıyor. Kiev yönetimi, özellikle Patriot hava savunma sistemleri konusunda Avrupalı müttefiklerin vaatlerini yerine getirmediğini ve bu durumun sahada ciddi kayıplara yol açtığını belirtiyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü, mevcut sistemlerin yetersiz kaldığını ve yeni sistemlerin sevkiyatının gecikmesinin stratejik öneme sahip altyapıları korumasız bıraktığını ifade etti.
Avrupa'nın ikilemi ve geciken vaatler
Avrupa Birliği ülkeleri, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna'ya mali ve askeri destek sağlamış olsa da, hava savunma sistemleri konusunda beklenen ivmeyi gösteremiyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeler, kendi savunma ihtiyaçları ile Ukrayna'ya yapılacak yardımlar arasında denge kurmaya çalışırken, Patriot bataryalarının sayısı ve sevkiyat takvimi konusunda anlaşmazlık yaşanıyor. NATO yetkililerine göre, Avrupa ülkelerinin elindeki Patriot sistemlerinin sayısı sınırlı ve bu sistemlerin bir kısmı kendi hava sahalarının güvenliği için kritik önemde. Bu nedenle, bazı ülkeler mevcut sistemlerini bağışlamak ya da konuşlandırmak konusunda isteksiz davranıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptığı son açıklamada, "Hava savunması olmadan ne şehirlerimizi ne de enerji altyapımızı koruyabiliriz. Avrupa'nın bu konudaki kararlılığı belirleyici olacaktır" ifadelerini kullandı. Zelenski'nin çağrılarına rağmen, Avrupa Birliği'nin önde gelen ülkelerinden henüz somut bir ek destek kararı çıkmış değil. Bu durum, Ukrayna'da hayal kırıklığına neden olurken, Rusya'nın ise bu zafiyeti fırsata çevirdiği gözlemleniyor.
Rusya'nın yoğun füze saldırıları
Rusya, son haftalarda Ukrayna'nın enerji santralleri, askeri tesisler ve büyük şehirlerine yönelik balistik füze saldırılarını artırdı. Özellikle Kharkiv, Odesa ve Dnipro gibi şehirler yoğun saldırıların hedefi olurken, sivil kayıplar da ciddi artış gösterdi. Ukrayna genelkurmayına göre, son bir ayda yapılan füze saldırılarının neredeyse dörtte üçüne karşı konulamadı. Bu durum, ülkedeki hava savunma sistemlerinin etkinliğinin ne kadar azaldığını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, Rusya'nın hipersonik füze kullanımını artırmasıyla birlikte, Patriot gibi gelişmiş sistemlerin bile yetersiz kalabildiğini, ancak yine de eldeki tüm sistemlerin hızlı ve koordineli şekilde konuşlandırılmasının kritik olduğunu vurguluyor.
Kiev'e yakın bir bölgede son saldırıda hasar gören bir altyapı tesisini inceleyen yetkililer, füze enkazlarının, saldırıların ne kadar yıkıcı olduğunu gösterdiğini belirtti. Yetkililere göre, mevcut hava savunma önlemleri ve elektronik harp sistemleri, balistik füzelerin son aşamada yönünü şaşırtma konusunda yetersiz kalıyor. Bu durum, daha fazla batarya ve mühimmat ihtiyacını acil olarak gündeme getiriyor.
Uluslararası toplumun rolü ve gelecek perspektifi
Ukrayna'nın hava savunma ihtiyacına ilişkin olarak ABD, Patriot füzeleri de dahil olmak üzere belirli bir miktarda ek destek sağlayacağını açıklasa da, Avrupa ülkelerinin tutumu hala belirsizliğini koruyor. NATO üyesi ülkelerin savunma bakanları, önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda Ukrayna'ya yönelik hava savunma desteği konusunu masaya yatıracak. Diplomatik kaynaklar, Avrupa ülkelerinin ortak bir karar alması halinde, birkaç Patriot bataryasının süratle Ukrayna'ya sevk edilebileceğini öne sürüyor. Ancak, bu tür bir sevkiyatın ülkelerin kendi güvenlik endişeleri ve ittifak içi denge nedeniyle kolay olmadığı da bilinen bir gerçek.
Öte yandan, Ukrayna, kendi insansız hava aracı ve elektronik savaş sistemlerini geliştirme çabalarını hızlandırdı. Yerel savunma sanayisi, düşük maliyetli ve etkili çözümler üretmeye çalışsa da, bu sistemlerin balistik füze tehdidine tam anlamıyla karşı koyabilmesi için henüz erken. Uzmanlar, Batı'nın sağlayacağı entegre hava savunma ağı ve erken uyarı sistemlerinin, Ukrayna'nın hayatta kalması için elzem olduğunu savunuyor. Verilen her iki hava savunma sistemi, Rus pilotlarını ve füzelerini etkisiz kılmak için atılmış bir adım olarak görülüyor. Ancak zaman daralıyor; her geçen gün kayıplar artıyor ve Ukrayna'nın savunma hattı zayıflıyor. Avrupa'nın bu krizde oynayacağı rol, sadece Ukrayna'nın güvenliği için değil, aynı zamanda kıtanın doğu sınırındaki istikrar için de belirleyici olacak. Bu tablo, Batı ittifakının birlik ve beraberliğinin sınırlarını da test eder nitelikte. Ukrayna'nın geleceği, büyük ölçüde bu kararların hızına ve etkinliğine bağlı görünüyor.