İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, pazar gecesi Downing Caddesi'nde acil bir zirve gerçekleştirdi. Zirvenin ardından, Rusya'nın geliştirdiği hipersonik Oreşnik füzelerine karşı savunma silahlarının üretiminin artırılması konusunda ortak bir karar alındığı duyuruldu. Üç lider, Avrupa'nın güvenliğini tehdit eden bu yeni nesil silahlara karşı koordineli bir şekilde hareket etme sözü verdi.
Oreşnik füzeleri ve yarattığı tehdit
Rusya'nın Oreşnik (Ceviz) adını verdiği hipersonik füzeler, Mach 5'ten daha yüksek hızlara ulaşabiliyor ve mevcut hava savunma sistemlerine karşı önemli bir üstünlük sağlıyor. Uzmanlara göre bu füzelerin yörüngeleri öngörülemez olduğu için geleneksel radar sistemleri tarafından izlenmeleri güç. Rus yetkililer, Oreşnik füzelerinin 2025 yılı itibarıyla operasyonel hale getirileceğini açıklamıştı. Bu durum, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere NATO'nun tüm Avrupa kanadında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Liderlerin ortak açıklaması
Downing Caddesi'nde yaklaşık üç saat süren zirve sonrası yayınlanan ortak bildiride, üç lider Rusya'nın hipersonik füze tehdidine karşı "caydırıcılık kapasitesinin artırılması" gerektiğini vurguladı. Bildiride, "Avrupa'nın güvenliği sarsılmaz bir taahhüttür. Oreşnik gibi hipersonik füzelerin yarattığı tehdit karşısında, savunma silahlarımızın üretimini hızlandırmak için gerekli tüm adımları atacağız" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, İngiltere'nin öncülüğünde bir "Avrupa Füze Savunma Fonu" kurulması fikrinin de masada olduğu belirtildi.
Savunma sanayisinde yeni dönem
Alınan karar kapsamında, üç ülke kendi savunma sanayi şirketlerinin hipersonik füzelere karşı koyabilecek sistemler geliştirmesi için teşvikler sağlayacak. Özellikle İngiliz BAE Systems, Fransız Thales ve Alman Rheinmetall gibi savunma devlerinin bu süreçte kilit rol oynaması bekleniyor. Uzmanlar, Avrupa'nın füze savunma kapasitesini artırmak için mevcut Patriot, THAAD ve SAMP/T gibi sistemlerin yanı sıra lazer ve yapay zeka destekli yeni nesil sistemlere de yatırım yapması gerektiğini düşünüyor.
Ekonomik boyut
Zirvenin ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. Üç lider, savunma harcamalarının artırılmasının ulusal bütçelere ek yük getireceğini kabul ederken, bu yatırımların uzun vadede Avrupa'nın teknolojik bağımsızlığını güçlendireceğini savundu. Açıklamada, "Savunma harcamaları sadece bir maliyet değil, aynı zamanda istihdam ve inovasyon için bir fırsattır" denildi. Önümüzdeki haftalarda konuyla ilgili daha ayrıntılı bir yol haritasının açıklanması bekleniyor.
Avrupa'nın güvenlik mimarisinde değişim
Bu gelişme, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde önemli bir değişimin habercisi olarak yorumlanıyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde büyük ölçüde ABD'nin nükleer şemsiyesi altında korunan Avrupa, son yıllarda kendi savunma kapasitesini artırma çabalarını hızlandırdı. Brexit sonrası bir süre savunma işbirliklerinde belirsizlik yaşayan İngiltere'nin bu girişimi, ülkenin Avrupa güvenliğindeki rolünü yeniden tanımlama çabası olarak görülüyor.
Bağımsız değerlendirme
Avrupa'nın hipersonik füze tehdidine karşı aldığı bu önlem, kıtanın güvenlik paradigmasında bir dönüm noktası olabilir. Ancak savunma harcamalarındaki artışın, ülkelerin ekonomik istikrarı üzerindeki etkileri ve bu yatırımların ne kadar sürede somut sonuç vereceği belirsizliğini koruyor. Ayrıca Rusya'nın bu hamleye nasıl bir yanıt vereceği de yakından izlenmeli. Tüm bu gelişmeler, Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor.