NATO zirvesi öncesi Avrupa başkentlerinde tansiyon yükselirken, Türkiye'nin uluslararası sistemdeki dengeleyici rolü yeniden gündeme geldi. Foreign Policy dergisi ve Alman basını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hem ABD Başkanı Donald Trump'la kurduğu ilişki hem de Türkiye'nin savunma sanayisindeki artan kapasitesi sayesinde "krizleri dengeleyen aktör" haline geldiğini yazdı.
Analistler Türkiye'nin stratejik konumuna dikkat çekiyor
Foreign Policy'de yayımlanan analizde, Türkiye'nin NATO içinde oynadığı kritik role vurgu yapıldı. Ukrayna-Rusya savaşı, Doğu Akdeniz'deki gerilimler ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık ortamında Türkiye'nin hem askeri gücü hem de diplomatik esnekliği sayesinde bir köprü vazifesi gördüğü belirtildi. Analizde, "Türkiye, Batı ile Doğu arasında sıkışmış bir ülke olmanın ötesinde, çıkarlarını korurken küresel krizleri yöneten bir aktör olarak öne çıkıyor" ifadeleri kullanıldı.
Alman basınında özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'la yürüttüğü kişisel diplomasiye dikkat çekildi. Spiegel ve Frankfurter Rundschau gibi yayın organları, Erdoğan'ın Trump üzerindeki etkisinin Avrupa için bir fırsat yarattığını savundu. Buna göre, Ankara, Washington ile Berlin arasında bir tampon bölge oluşturarak krizlerin tırmanmasını engelliyor.
Savunma sanayisi gücü denklemi değiştiriyor
Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda kaydettiği ilerleme, uluslararası ilişkilerde elini güçlendiriyor. Bayraktar SİHA'lar, Altay tankı ve milli mühimmat gibi projeler, Türkiye'yi yalnızca bir alıcı değil aynı zamanda rekabetçi bir üretici haline getirdi. Bu dönüşüm, özellikle Avrupalı müttefikler nezdinde Türkiye'yi vazgeçilmez kılıyor. Uzmanlar, savunma alanındaki bağımsızlığın, Türkiye'nin NATO içindeki pazarlık gücünü artırdığına dikkat çekiyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye'nin bu yükselişini zaman zaman endişeyle izlese de, mevcut krizlerin çözümünde Ankara'nın arabulucu rolünü kabul etmek zorunda kalıyor. Özellikle göç krizi ve enerji arz güvenliği gibi konularda Türkiye'nin coğrafi konumu, Avrupa için bir koz haline geliyor.
NATO zirvesinde Türkiye'nin nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu. Erdoğan'ın açıklamaları, Ankara'nın ittifak içinde kendi çıkarlarını ön planda tuttuğunu gösteriyor. Bu durum, Avrupa'nın hem bir tehdit hem de bir fırsat olarak gördüğü Türkiye ile ilişkilerini daha karmaşık bir hale getiriyor. Uluslararası ilişkilerde dengelerin hızla değiştiği bu dönemde, Türkiye'nin kriz yönetimindeki bu rolü, önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanabilir.
Independent International'ın değerlendirmesine göre, Avrupa'nın Türkiye'yi krizleri dengeleyen aktör olarak ilan etmesi, aslında bir zorunluluğun sonucu. Avrupa, büyük güç rekabetinde kendi ayakları üzerinde durmakta zorlanırken, Türkiye gibi güçlü ve bağımsız aktörlere daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu durum, Türkiye'nin dış politikada elini güçlendirirken, aynı zamanda ittifak içinde yeni gerilimlerin de habercisi olabilir.